Efsane Olmalı

Nasılda değerlendi bu dostluk. Sanki ikimiz için miladi oluşturduk. Gülün kokusuyla sevgimizi sunduk. Güzel sohbet ile sanki gül bahçesinde oturduk. Bu dostluğu bozacak kim olur. Bilmezler mi? bu dostluk tarihe konulur. Unutulmaz bakılırsa efsanede bulunur. Ayrılık yok, acısı kalplere dokunur Bu sevgiyi yaşayanlar duysun ve bilsin. Bilmeyen ise sadece sussun, dinlesin. Öyle büyük ki bu […]

GİZLİ SEVDA…

Yine yüreğe özlem var içimde.! Büyüttüğüm gizli sevda sırlar açılırsa kapıdan girer beklenen yar. Vuslata kefenler giydirildi, kaç kez ölüme dokundu bekleyişler en acısı yüreğin avunduğu satırlarda sadırlarımı üşüten güzel yüze gönül eğmek. Aldığım nefese kırık düşler, çaldığım ise aynı terennümler. Üzülürmüyüm! Acır mı? Bilmeden yürüyorum işte.!! Varlığı olmasaydı yokluğunda ne yapardım ki? Gönüle çekilen […]

Kırılan Gönlün Hikayesi.

Kırılan Gönül.!! Seviyordu nasılda derin bir sevgi ile bağlanmıştı sevdiğine. Her sevdiğinden işittiği sözde daha derin bir muhabbet derin bir aşk ile bağlanıyordu. Bakışları duruşu sanki bu sevgiyi perçinliyordu. Gecesi gündüz, gündüzü ise adeta gece olmuştu yar’i için. Onun çalışma saatlerine göre adeta yaşıyordu. Aynı saatlerde yiyor, içiyor, uyuyor, hatta ibadet saatlerini onun ibadet saatlerine […]

Bir Gönül Kaç Kez Kırılır ki.?

Bir şehrin hatıralarıydı geride kalan. Issız ve sakindi sokaklar. Doğduğum yer doyduğum yer olmayacak belkide? bir bilinmeyene yürüyorum çaresiz. Rüzgar üşütür bedenimi yağmur dokunur gecemin her demine sessizliği solur nefesim uzaklardan yakınlara dalar gözlerim tarifsiz kelimelere gönül eğer avuçlarım, benim istediğim her ne varsa bilirim onda gizli kilidi kırık sandıklar gibi hayat güldüğün kadar ağlatıyor […]

Söz gitsede mana içimizde saklı kalır…

Kaleme kağıt gerekmez gönül, sen yüreğe yaz  söz gitse de mana içimizde saklı kalır… Yokluk yarasına benzer aşk kavuşmadıkça dahada artar bilirsin aslında akıl noksandır konuşan dil yürektedir. En tatlı sabah sevgilinin melteminde gelir en ağır darbe yokluğuna yaşanır , doyumsuzdur aşk tarifi hep noksan kalır anlatabildiklerin ancak yüreğinden bir cüzdür. Satır aralarında kalan noktalar […]

Tasavvuf Lisanın’da LEYLA..

Mecnun, bir meclise girdiğinde Leyla’dan bahsedilirse dinlerdi. Bahsedilmezse ya uyurdu, ya da o meclisi terk ederdi. Tasavvuf lisanında Leyla Allah Azze vecelle’dir. Mecnun ise derviş… Hak yolunun yolcusu olanlar; eğer bir mecliste Allah konuşulmuyorsa, Resulullah kitabullah konuşulmuyorsa dayanamaz kaçarlar. Tasavvuf ben demekten vazgeçip,Sensin diyebilme Sanatıtır… (Şeyh Mehmet Pehlivanlı Hz.) Tasavvuf, Hakk’ın seni senden öldürmesi ve […]

Ahkam kesmek!!!

Ağır ithamlar ve cibilliyetsiz cümleler ardı arkası bilinmeden konuşulan kelamlar ve en kötüsü kulaktan duymalar kişinin vebalidir.. Ahkam kesme gayreti son zamanlarda en rezil meziyet halinde karaktere oturmuştur. Diyelim ki  bir kimse günah işledi ve sende buna şahit oldun ya peki Tövbe ettiyse ? Tövbesinde sadık kaldıysa? Senin onca kara sözünün ne hükmü kalır ki? Kilimi döveceksek […]

Ve işte O an.!!

Bu yazıya başlarken duygusal olarak nerden başlanabilir yada yazılabilir bilmiyorum.! Pekte önemi yok zaten süslü kelimelerin. Ardında saklanmasın öyle süslü cümlelerin. Kalpten gelsin dile düşsün sözcükler. Yalın olsun sade olsun. Hissiyatım gibi tüm cümleler kafiyesiz olsun. Çünkü aciz bir kulum. Çünkü anlatamayacak kadar ifadelerde zorlanacak ruh halindeyim. Kader (hayat) bizlere hep sürprizlerle dolu olarak bizi […]

Sükût..

Anladım ki susmak bir cüsse işi… Derin denizlerin işi… Serin sular en hafif rüzgârları bile coşturabiliyor Derin denizleri ise ancak derin sevdalar… Derin denizlerin sükutu büyüler beni İçimi bir heybet hissi kaplar Benliğimi hasret duyguları istila eder Kalbim ürperlerle dolar Dalgalı denizler, durgun mavi denizler kadar heybetli gelmez bana Göklerin suskunlugu da öyle Gök gürlemeleri, […]