Adamın biri sevip aşık olduğu kadına…

Adamın biri sevip aşık olduğu kadına fırsatını bulup bir kase fıstık uzatmış ve şöyle demiş:

       ‘Bunların elmas olmasını çok isterdim’

Aradan uzun yıllar geçmiş.

Adam kadına bu kez bir kase içinde parıltılı elmaslar uzatmış.

      ‘Bunların fıstık olmasını çok isterdim’

 

Bu küçük gözüken hikaye; nicelik(madde) ve nitelik(mana) konusunda bize derin ufuklar açar.

Hikayedeki adam, sevip aşık olduğu kadın için gönlünden kopup gelen fıstık kasesini uzattığında, kadın aslında bununla yetinecek tıynette olmasına rağmen,

adamın kasedeki fıstık yerine elmas tahayyül etmesi kadını daha da mutlu eder.

Çünkü kadın erkeğin sınırsızlığından, erkek ise kadının sınırlılığından lezzet alır.

Fıstıkla yetinmeyip elmasa rücu eden adam karşısında kadının sevinci, aradan geçen yıllar sonucunda yerini hüzne ve yalnızlığa bırakır.

O ilk sinirli anda, aşkın demlendiği o ilk merhalede duyulan mutluluk zamanla aşınıp mutsuzluğa tevdi eder.

Çünkü alışkanlık dediğimiz şey; alışılan şeye yahut kişiye olan ilgiyi, hevesi zamanla alıp götürür.

Bu yüzdendir; aşk ile uzatılan bir kase fıstığın, öylesine uzatılan bir kase elmastan daha değerli ve cazip gözükmesi.

Fıstığın yetiştiği toprağı kalp sularken, elmas susuz topraklardan getirilmiştir çünkü.

İnsan hiç kavuşmasa, ayrılık söz konusu olmayacaktır.

Çünkü kavuşmak; aşkı batıni boyutu olan gökyüzünden alıp zahiri boyutu olan

yeryüzüne indirir.

Ebu Hasan El Harakani’nin dediği gibi gökyüzünde yol alanın kalbi, yeryüzünde yol alanın ayakları su toplar.

İnsan ne zaman ki tahayyül ettiği sevgiliyi tasavvur etmeye başlar,

o zaman ters yüz olur gönül alemi.

Çünkü hiçbir şey hayalde olduğu kadar güzel kalmaz..

Yazan: Palabras

Adamın biri sevip aşık olduğu kadına…” üzerine bir yorum

  1. Palabras Anlattığın Bu kıssa çok güzel Hayırlısı ile kanalda da üzerine sohbet ederiz.. Sağlasın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir