Allah Resulü ve Bedevi

Bismillah her hayrın başıdır….
Bir ustad dan dinlemiştik, bir bedevi bir sefer sırasında Allah Resülüne s.a.v ikramda bulunur.
Efendimiz s.a.v ona gel Medine’ye bende sana ikramda bulunayım der, ve gelir bedevi.
Allah Resülü bazı ikramlarda bulunur.
Sonra bedeviye diyor ki;
-İste benden ne istiyorsan
Orada bulunan sahabeler açmış kulaklarını ah keşke Resulullah bize söyleseydi, ama bedeviye söylüyor.
Bedevi diyor ki, Ya Rasulallah keşke bana bir deve versen, Allah Resülü al deve seni diyor, Efendimizin derdi başka cennetti istemesini arzuluyor. Bir daha soruyor.
-İste benden ne istiyorsan.
Bedevi Ya Rasullallah bu devenin birde semeri olsa diyor.
Allah Resülü semeride veriyor iste benden ne istiyorsun, bir şey daha iste diyor.
Rasülullahın derdi belli..
Adam üçüncü kez diyor ki; Ya Resulallah yola gideceğim birazda azık versen olur mu.
Alllah Resülü bedevi adama azıkta veriyor, adama yol veriyor..
Adam ora damı git timi bilmiyoruz ama, Sahabe diyor ki, Ya Rasüllallah neydi bu böyle,
Rasülallah da buyuruyor ki ne yapayım, beni israilin yaşlı kadını gibi bile olamadı..
Sahabe merak ediyor, Nedir beni isralin kadını Ya Rasulallah..
Dönem H.z Musa’nın dönemi,
H.z Musa o bölgeyi terk edecek, H.z Yusuf a.s
Bu söylendiği zaman H.z Musa diyor ki ben bilmiyorum ki kabrin yerini kaybolmuş gitmiş
Diyorlar ki yaşlı bir kadın var o biliyor.
Kadın getirilir H.z Musa’nınn yaıına.
-Sen biliyor musun H.z Yusuf’un kabrinin yerini.
Kadın bilmiyorum, der
H.z Musa söyle diyor.
Kadın söylemem diyor, benim şartım var. Şartımı yerine getir söylerim diyor.
Nedir şartın diye soruyor H.z Musa,
Yaşlı kadın dua et, cennette seninle beraber olayım.
H.z Musa diyor ki; bir bilgi vereceksin bunun için bu istenir mi?
O anda Allah azze ve celle ilham ediyor H.z Musa’ya Dua et, o kadın onu hak etti.
H.z Musa dua ediyor, ve yaşlı kadın cennete beraber olma sözünü kazanıyor.
Bir ustad bunu anlatırken, derdixki; Ben genc iken Asr-ı Saadeti okurken
hevesleniyordum ve diyordum ki ahhh keşke bende o günlerde yaşasaydım da o tablonun içinde olsaydım.
Sonra meselenin farklı farklı boyutlarını öğrenince, o zamanda olmadığıma sevinmeye başladım.
Bazı tablolar var ki olsaydım eğer, orada ne yağacağım noktasında kendime güvenmediğim için, Miktad bin Amr dediği gibi şu anki iman etme halimi kendime teselli sebebi kıldım.
Bu gün bu rivayeti yine okurken derdi ki üstad kendimi tutamadım “Ah keşke o bedevinin yerinde olsaydım”, Biz Allah Resülünün karşısında olsaydık ne deve isterdik,
ne semerini isterdik,
ne ev isterdik,
ne çocuk isterdik,
ne eş isterdik, nede başka bir dünyalık isterdik.
İsteyeceğimiz bu olurdu inşaAllah.
” Ya Rasulallah cennette seninle beraber olalım bize yeter derdik.”
Olmadık olmadık o fırsatı kaçırdık..
Bir teselli buluyoruz “Müminin Niyeti Aleminden Hayırlıdır.”
Ya Resulallah 14 asır sonra Vallahide sadece bunu istiyoruz. Cennette seninle beraber olalım hiç bir şeyimiz olmasın.
Allah o ufka bizi vardırsın.  Aynı meclisin arkadaşı kılsın. inşaAllah.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir