”Aşk çok güzeldir.”

Aşk için her birimizin farklı yorumu yada anlatım tarzı izahı farklıdır. Ama.! ortak noktamız var ki, acı çeken veya çektiğini iddia edende..

Aşık’ta Aşk limanın kıyısından gecen kişide bunu diyecektir. “Aşk çok güzeldir.”

Aşk engin derya gibidir. Her görene farklı görünmekle beraber, herkesi kendine hayran bıraktıran nazlı bir gelin gibidir.

Herkesin diline düşmüş ve herkesi peşine düşürmüştür.

Aşk ateşinde pişenlerin hali ise başkadır. İşte O Aşk Erenlerin seyrine doyulmaz.

Rüzgar esince rüzgarla sallanan nadide çiçekler gibidirler.

Adeta kimsenin duymadığı Rüzgarın sesine ” ki o ses ilahi sestir ” onunla raks ederler.

Her hallerinde güzellik, hoşluk, yumuşaklılık, incelik, nezaket vardır.

Onların o hale gelmesi kolay olmamıştır. Bizlerin necis kötü iğreti diye baktığımız her hareket söz tavrın muhatabı olup, mağdur olmuşlardır. Onlara bunları yapanlara dilsiz, kulaksız kör kesilmişlerdir.

Gübrenin necis olduğunu biliriz. Fakat onu gül ağacının dibine dökülmesinde Gül ağacı o kötü necis gördüğümüz şeylerden nemalanır güç kuvvet alır serpilir rengarenk mis kokulu güller verir.

İşte gül ağacının o kötü koku ve iğrentiye sabretmesinin karşılığı olsa gerek, tüm herkesin bu hayranlığını kazandıracak rengarenk mis gibi güller biter. Bu letafet güzellik sabrın ikramıdır .

Sabreden Aşığın akıbeti mükafatı Hz. Züleyha gibidir Hem dünyada hem ahirette ebedi saadettir.

Aşk insanın kendi içinde taşıdığı Sır’ı karşıda görmesi miydi Aşk ?

Bundan dolayı düştüğü yangın mıdır acaba? Yada şiddetli duyduğu iştiyak Özlem mi ?

Yada anlam veremediği Sevgimi ?

Aşık’a İman edebiliyor kişi okumuş duymuş varlığından haberdardır Aşk’tan ama.!! Aşık Olamıyordur.
Bu şuna benzer, ”Aşk’a iman ediyorsun ama.! İmanın gerektirdiğini yapamıyorsun.”

Aşk insanın istese de malik olmadığı bir hazinedir gibidir.

Bu gayret yada emek vererek kazanılan bir şey olmamakla birlikte tarifi olmayan bir haz bir tat aynı zamanda acı verir.

Yerin altında akla hayale gelemeyecek hazineler var. Buna hiç birimizin malik olma gücünü kudretini bize vermez.

Aşkta tam anlamıyla budur diyemeyiz.! Ancak misallerden bir misal olarak kayda geçer.

Aşk’ı bilen kişi Aşk’tan korkar mı derlerse ? Evet; Onun da hali buna benzer;

Bir tay su içmeden duramaz ama ırmakta suyu geçerken Sudan ürker. Ayaklarını suya daldıramaz kolay kolay. Oysaki ürktüğü su bedenin içinde içinde gezinmekte iken içinde olandan ürkmezken ondan olan içinde olan şeyi karşısında görünce ürkmüştür.
Tay suya daldıktan sonrada onu ordan çıkarmak çok zordur artık.
Çıksa da her gördüğü suya dalmak isteyecektir.

O suya dalarken artık derinlik berraklık aramayacaktır. Sadece iştiyakını bastırmak isteyecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir