AŞK İLE …

 

Sevgilerin başı Allah (c.c) ve Peygamber (s.a.v)  sevgisidir… Allah (c.c) ve Resûlü’ne tabi olmak nefse ve hevâya muhalefet demektir. Kur’an’ı Kerim’i baştacı etmek demektir.

  • Allah sevgisi, fıtrattan, doğuştandır. Sevgi hayata çeşni katar. Sevgi güzelliklere açılan iç penceremizdir.
  • Allah sevgisi, Rahmetin gönüllerden çekip çıkardığı, insanların hasret duyduğu ulvî bir duygudur.
  • Allah sevgisi, zaman ve mekân mefhumunu tanımaz. Sevgi; soy, mevki ve makam tanımaz.
  • Allah sevgisi, hayatı yaşanılır kılan tek şeydir. O’nun sevgisi kurtuluşa götüren bir sırdır.
  • Allah sevgisi, sevilen uğruna herşeyi göze alabilme halidir.
  • Allah sevgisi, huzurun temeli…
  • Allah sevgisi, Rabbimizin bir lutfudur.

 

Hallac-ı Mansur Enel Hak dedi.

Allahü teâlânın aşkı ile kendinden geçtiği bir sırada; “Enel-Hak” dedi. Bu sözün anlamı, (Ben Hakkım) demek ise de, (Haktan başka hiç kimse yok) demek istemişti. Bu sözü için katline fetva verdiler. Halife, onun bir yıl zindana atılmasını emretti. Fakat halk yine ona gidip bazı meseleler soruyordu. Daha sonra ziyaret de yasaklandı. Şeyh Ebu Abdullah-i Hafif anlatır: “Hile ile Hallac-ı Mansur’u görmeye gittim. Yumuşak halılar ve döşeklerle döşenmiş, güzel bir oda gördüm. Oradaki köleye, “Şeyh nerede?” dedim. “Abdest alıyor” dedi. “Bu zindanda ne iş yapıyor?” dedim. “13 batman ağırlığında bir demir bağ ile, her gün bin rekat namaz kılıyor” dedi. Sonra, “Bu zindanda eşkıya ve hırsız çok, onlara nasihat eder” dedi. Biz konuşurken o abdest alıp geldi. Bana: “Ey genç nerelisin?” dedi. “Şirazlıyım” dedim. Meşayıhlerden sordu. Ebü’l-Abbas ibni Ata’ya gelince, “Onu görürsen, o mektupları yakmasını söyle.” Tam bu sırada zindancıbaşı içeri girdi. Saygı gösterdikten sonra, “Düşmanlar beni halifeye gammazlamışlar. Güya ben, ululardan birini buradan bin dinar alarak salmışım. Yerine de halktan birini hapsetmişim. İşte şimdi beni katledecekler” dedi. Şeyh: “Var selametle git” dedi. O gittikten sonra, şeyh hücrenin ortasında dizleri üzerine gelerek, ellerini havaya kaldırdı. Başını önüne eğdi. Şehadet parmağı ile işaret ederek ağladı. Öyle ağladı ki, gözyaşından ıslanmadık bir yeri kalmadı. Kendinden geçerek yüzünü yere koydu. O sırada zindancıbaşı içeri girdi. Şeyh: “Ne oldu?” diye sordu. Zindancıbaşı: “Kurtuldum” dedi. “Hangi sebeple kurtuldun?” diye sordu. Halife; “Seni öldürecektim. Şimdi sana gönlüm ısındı. Tekrar affettim” dedi. (Dinimiz İslam)

Hz. İsa (as), bir vadiden geçerken bir genç, Hz. İsa’nın karşısına çıktı:

  • “Ya Nebiyyallah, rabbine rica et, bana O’nun aşk ve muhabbetini versin” dedi. Hz. İsa, Cenab-ı Hakk’a:
  • “Ya Rab! Bu kulun senden aşk, muhabbet istiyor” diye seslendi. Cenab-ı Hak:
  •  “O benim aşkıma dayanamaz, yanar kül olur” dedi. O genç bunun üzerine:
  • “Ey İsa, ey Allah’ın resulü! Zerrenin yarısı kadar bile olsa aşkullahı istiyorum. Şu gönlüm Rabbimin aşkını muhabbetini istiyor” dedi.

Cenab-ı Hak, güneşin içindeki zerrenin yarısı miktarınca o gencin kalbine aşkını koyuyor. O genç mecnun olup dağlara düşüyor. Hz. İsa (as) o vadiden geri döndüğü zaman;

  •  “Allah aşkını isteyen o genci bir göreyim, ne oldu?” diye sordu.

Oradakiler:

  • “Ya İsa, o genç mecnun oldu dağlara gitti” dediler. Hz. İsa (as) öğrenir öğrenmez arkasında gider. O genç bir taşın üzerinde oturmuş, kafasını gökyüzüne dikmiş gökyüzüne bakıyor. “Esselamu aleyküm” diye üç kez selam veriyor.

Hz. İsa. Genç hiç aldırış etmiyor. Cenab-ı Hak’tan vahiy yoluyla şu mesaj geliyor:

  •  “Ya İsa, o genci testereyle alıp biçsen yine duymaz. Onun kalbine benim aşkım girmiş.”

Eşşeyh Hacı Hafız Mustafa ÖZGÜR (K.s)

AŞK İLE …” üzerine bir yorum

  1. Elnur hnmcim emeğinize yüreğinize sağlık…
    Kalb dediğin atıyor zaten, marifet “hak yolunda” ritmi değiştirebilmektir…
    Hz Mevlana ne güzel der:
    Aşk ile Sevgi arasındaki fark, hâkimiyet derecesiyle ölçülür…
    İnsan, gönlündeki hâle hâkim olabiliyorsa buna Sevgi denir…
    Ama gönüldeki hâl, insana hâkim ise onun adı Aşk olur…
    Sevgide irade vardır ama Aşkta irade elden gider…

    Mahbubiyet makamina erişenlerden eylesin inşaAllah…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir