Aşk’ı Düşleyen Yanmayı’da Gözede Almalı..

 

AŞK VE AŞKIN ANLAMI

     Aşk’ı Düşleyen Yanmayı Gözede Almalı..

                                                Aşk Yakar.

       ‘Ey gönül dokunduğun kadar yanarsın yandıkça bizi yakarsın.!!

Bazen insan  düşünüyor; yandıkça nasıl bizi yakacak onu anlayamıyor insan.

Yanınca anlayacağız Belki de!  İnsan tutuştu mu bir kere  daha da yanmaz, tutuşan birisine yanmayı bekle demek onu anlamamaktır.

        Yani Aşık olan birine  Aşık olunca anlarsın demektir.

 

     Ateş tutuşturulunca ne hal alır ?  Yanmaya başlamaz mı ? Yanan ateş tutuşur,

Şems ks. birgün bir adam  görür. Adam bir kap içerisindeki sudan aya bakarmış.  

         Şems k.s ona demiş ki ;

Eğer boynunda bir çıban  yada başka mani yoksa! neden başını kaldırıp, aya bakmıyorsun ?

   Aşkı bulmak için aradaki   engelleri, acabaları, niçinleri, nedenleri,  geçmek gerek.

 

      Hz. Şems’in  o adama  demek istediği aradan perdeleri kaldırıp Hakikat’a varmasını söylemesidir.

Çıplak ayakla ateşe bazan kişiye  Aşk’ ın tarifi gerekmez  zaten yanıyordur. Ateşin tarifi bilmeyenlere gerek  lakin bu gönül  işidir.

Gönül’de her ocakta yanmaz.. yansa da kül olmaz.. Mesele  hüner yanmakta küle  dönmekte değil, küle dönüşmeden kul olabilmektedir.

 

       Leyli sözü söyler yada sus.. Fuzuli.. Ya sevgiliden söz et yada sus….

Aşık kişi zamanla öyle hal alır ki  yaşadığı mehabettin tesiri ile sadece sevgiliden yardan

söz  eder hale gelir.

Artık her şey de onu görür ya sevgiliden  söz eder yada susar..

 

    Güzel olan gönüldür.  Gönül güzel olunca dilde güzel olurmuş.

Kalpten ne geçerse dile o gelir.

Gönül testi gibidir kimde kırılmışsa orada sızıntı verir..

Bu yüzdendir ki sevgilinin ancak sitemi sevgiliyedir.

 

    Hz. Mevlana ks sözünü unutmamalıyız…

Dost dostu görünce yüzü gülermiş, yüzü gülen dostun dili güzel söylermiş.

 

İnsan sevdiğiyle olunca bundan neşet alır.

Bir Gönül’e girerken

Seviyorum derken

Hele ki aşık olduysan…

Canının acıyacağını bilmelisin.

 

  Aşk, topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir.. Ya canın acıya acıya adım atacaksın,

ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak.. Mevlana ks…

 

Kim şikayetçi ki Aşk’tan ve kim şikayetçi ki  bundan.

Aşk’ ı bulan ne vakit aşk gitsin benden demiş ki.!!  illa ki daha da artsın demiştir ancak.!

Aşık insanın kendini Maşuğunda kaybeder kaybolur. Kendini bulamaz dahi beklide bir ömür hiç bulamadan bu dünyadan gider.

Aşk mihenk taşına vurulmadıkça gerçek mi doğrumu anlamazsın..

Bu yüzden sözünün arkasında  duranlar azdır…

Kulun kendisini bulması dahi zordur..

Çünkü tanıyacak…!!

Bilecek..!!

Görecek.!

Hissedecek..!

Yaşayacak..!

Öğrenecek bir çok şeyi, Aşk’tan canlı çıkmayacağını bile bile hemde…

Aşk yolunun amacı da bu değilmidirki  Benliği terk etmektir..

Can vermektir Maşuğun yolunda.

Ölmeden evvel ölmektir.

Kendisini tanıması için bir çok merhaleden geçecek.

Belalar, musibetler, sevdiklerinin acısı, daha da nicesi..

Eğer nasibinde varsa Aşk yüreğine dokunacak.

ham iken pişecek ve sonrada yanacak..

Hz. Mevlana ks. bunu söyler. Hamdım piştim yandım..

Sevgisi fillere dokunmadıkça sevdiğini ancak iddia eder.

ama her iddia sahibini arar.  illaki bulmalı..

YaZan: Hamuş

http://www.duabahcesi.net/

 

 

 

 

 

Aşk’ı Düşleyen Yanmayı’da Gözede Almalı..” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir