GÖNÜL KANDİLİ

Mevlud kandili  efendimiz Muhammed sallallahu aleyhi vesellem doğumu olarak kabul edilir mevlid kandili Resulullah-i sallallahu aleyhi vesallam anımsamak  ona salât selam etmek ve müminleri Peygambere sallallahu aleyhi vesallam olan muhabbetini arttırmak adına düzenlenir onceden varmiydi evet vardı tek tek yapılıyordu  Ömer Ra nasıl teravih için tek tek namaz kılarken hepsini birleştirme kararı aldı  bu içtihatla […]

Dediler ki; sen çok fakir fakirsin…

Biri var dediler yurekde sır, dilde neşe gönülde huzur. dedimki; güzel yüzü onun olsun  kaçırdığı bakışlarıda.. dediler ki; Sen hep istersin ki benim istediğim olsun, rüyada hayalde asılda surette ne varsa dedim ki; ben beni ararım isterim ki her şey onda olsun. dediler ki; hadi bize ummanından bahset dedim ki; güneşim yok karanlık ,rüzgarım sert ve asi, yıldızlarım tane […]

HAMUŞ ve BİŞNEV

Yürek. afakanlar’ı koparken içinde, bir bekleyiştir sözlerin cümleleri beklediği yer. Bir gün ağıt bir gün keder hep kendi içinde meftun gönül ağlasan duyulmaz sussan için kanar diline yük yüreğindeki hüzündür her satır sadırlar-ı üşütür. Mürekkep gibi damladıkça geceye kalem dediğin sensindir buruşturulmuş kağıtlar içinde gizlidir hayat dedikleri şey.! Bir gün varlık bir gün yokluk sürer cürmünü çeker gider karınca kadar yol almak isteyen yuvasını yapmaya göze almalıdır belkide yıkanlar ayakta duramayan ziyan dalar ola ki suretinde içinde kalır da aslına söz etmezsen kendi sesini duymaktan aciz kalırsın, o vakit her dem titrer ateşlere kalırsın. Korkma hadi anlat içindekileri ne gizliyse ifşa olsun dil dile kalp kalbe vuruşalım seninle ya al beni benden yada beni bana bırak balıma zehir katılmışsa her lokmada seni seyredeyim. Gözlerine vurgun son nefesimi vereyim gözlerine gözlerine vurgun son nefesimi vereyim rüzgar üşütsün yağmur canımı acıtsın. Bir avuç toprak yüzüme vurulsun can çilesine mehtabın ışığı vursun her katrede gelsin sessiz sabah derin deryalara seninle dalayım, perdeler hanende kalsın son kez olsun göreyim. Kurtulanlar yoktur sevdanın çöllerinden aynı yangınlar yakar kumlarıateşi ellerinde taşıyanlar değil yüreğinde saklayanlar anlar bizi, tutsak esir gibi yürüyoruz işte ne başım sonunda hicrana dökülür nede koparılmış çiçekler adres olup da tarifim olur. Delidir gökyüzü vurur içime hatıraları ne güneş kadar büyüktür yaşadıklarım nede ay kadar gerçek kendi meramında hayaller deyim zincirleri kopartan asiliği tatlı sinem neydi nasıldı derken yüksek yokuşlarda nefessiz kaldım sorma kaç hasretlik yarada kabuklar koptu her birisi candı canandı ne önemi kaldı ki ALLAH CC aşkına hepsinin sonu hicran […]

Mektum.

Bir tutam cümleydi dizelerin kendini kaybettiğim Mektum gibi kalmak vardı çok uzaklarda aşk okurken her zerrede saldırları büyütmek vardı. İçimize oturan her sizi yüreğimizi viranelere çevirdi. Dağılıp gitmelerimiz dünyamızı yıktı olmadık  işler başımıza geldi çoğu defa yetim kaldık. Üzerimize demirden gömlek giydirdiler, kelepçelediler ruhumuzu, alladılar  pulladılar ve vefasızlara sattılar. Denizdeki kumlar bilir balıkların kıyıya nasıl […]

Aslım her daim sana Meftun.

Ayıklanır kırıklarım, hüzün yarasında sanki bir ben var ben içinde. Her an acıyı yudumlayan, Üşüyor ellerim, üşüyor yüreğim ve ben yarım yamalak yaşıyorum işte, Öylesi bir rüzgara kapılmışım ki her yanımı keder dövüyor. Üzerimde kirli bir elbise var sanki, çıkarıp atamıyorum her defasında daha çok kayboluyorum. Ağır kilitler vurulmuş dudaklarıma, lal olmuş dilim yüreğimde serzenişler […]

Elif yüreğine Vav gibi eğilmeye razıyım gel…..

Adı yoktu henüz koyulmamıştı sessiz iniltiler içinde yüreğim zor diye feryat ediyordu. Bilmiyordu etrafındaydım adım adım ona yaklaşıyordum sanki yıllardır tanıyormuş gibi..!!! Dokunuyordum satırlarımla sadırlarına, hüzün akşamıydı, olmazlara adını yazsa da oluyordu istemedikleri bende onlardan biriydim sadece içinde her şey tanıdıktı geceler üzerinden ağıt lanmış payidar edilmiş acılar yokluğa sürülmüş eller deli divane olmuş saatler ama […]

ABDESTİN SÜNNETLERİ… (2.BÖLÜM)

Abdest organlarını üçer kez yıkamak bunlardan biri farz diğer ikisi sünnet üçten fazla veya az yıkamak sünnete aykırıdır.Şüphe sebebiyle veya su azlığı nedeniyle bu sayılar azalıp çoğaltılabilir. Elleri ve ayakları yıkamaya başlarken parmak uçlarından başlanır. Eller ve ayaklar yıkanırken parmakların arası yoklayıp yıkamak (hilallemek) ek parmakları birbirine sokularak ayak parmaklarııda el parmaklarından biri ile yapılır.Sol […]

ABDESTİN SÜNNETLERİ… (1. BÖLÜM)

Abdeste başlarken önce temiz olan elleri bileklere kadar yıkamak temiz olmayan elleri yıkamak ise farzdır.Böylece diğer organlar kirlenmiş olmaz. abdeste EUZU BESMELE ile başlamak abdest arasında okunacak besmele ile bu sünnet yerine getirilmiş olmaz (hanbelilere göre abdestin başlangıcında besmele okumak vaciptir.kasten terkedilirse abdest batıl olur.Yanılarak veya bilmeyerek terk edilmesi abdesti geçersiz kılmaz.) 3.Niyet etmek  abdesti […]

SENİ SEVİYORUM….

Yüreğimde seyir ettim seni… Nefesler alıp verilir sevdanın uğruna yazanlar var aşkı bıkmadan usanmadan gönül büyütmek sırlar içinde saklanmaktır. Arka sokaklarda hüzün var düğünler ölüm mevlitlerine benziyor kaldırılıyor gönülden sevgiler teraziler acıyı tartıyor. Ben hüzün yılıyım içimde çok şey eskir kendime ait ne varsa vurur demine biliyor musun? korkmuyorum artık.! Gidiyorum üstüne üstüne her şeyin […]

Dünya derdi…

Hz. Mevlana  ks bir gün eve gelir ve oğlunu üzgün görür. Sebebini sorar. Oğlu; ‘hiç’ der. Hz. Mevlana dışarı çıkar. Kapıda asılı bir kurt postu vardır, onu alır üstüne giyer. Sonra ellerini havaya açıp ulumaya başlar. Oğlu babasına bakıp bu haline güler. Hz. Mevlana; -Gördün mü evladım, der. Dünya dertleri de işte böyledir. Kurt aslında […]