”Aylardan Eylül”

Eylül ne ayazdır ne fırtına kıyamet şu ruhumda canı çekilir ya bedenin öyle ağır gönlüme,

Eylül ansızın gelen bir göç gibisin, sahra yollarında çöle düşmüş güneşin baharında susuz dudaklarımı bir kaç cümle ile kıpırdanırken, ölümün soğuk yüzüne yürür gibiyim, şu canın hilkatine kaç nefeslik yer kaldı ki? 

Kaç geceye uyanır daha sabahım gitmeliyim buralardan zorlanıyorum fazlasıyla, yüreğim yıkık içim talan halde ne gülmek istiyorum nede ağlamak, susmalarım bile anlamsız, küçük bir umut ışığı dahi yok gönlümde kendi içime düşman gibiyim sendeliyorum, tıpkı daldaki yaprak gibi dökülüyorum ama hissediyorum çok az kaldı toprağa kader!

 

”Aylardan Eylül”” üzerine bir yorum

  1. Günler geçip gidiyor , korku yok gidin. Fakat ey tertemiz sevgili sen kal , sen bana yetersin. Artık yalnızlıklarımda seni biriktiriyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir