Bir Gönül Kaç Kez Kırılır ki.?

Bir şehrin hatıralarıydı geride kalan. Issız ve sakindi sokaklar. Doğduğum yer doyduğum yer olmayacak belkide?
bir bilinmeyene yürüyorum çaresiz.

Rüzgar üşütür bedenimi yağmur dokunur gecemin her demine sessizliği solur nefesim uzaklardan yakınlara dalar gözlerim tarifsiz kelimelere gönül eğer avuçlarım, benim istediğim her ne varsa bilirim onda gizli kilidi kırık sandıklar gibi hayat güldüğün kadar ağlatıyor işte buna da şükür gerek ya sahip olmadıklarımı bilmeyenler dahi var.
Toprağa düşen her cemrede,  kırgın gönül tohumları filizlendiren umutlar nerede kaldı ki.! Ben böyleyim işte olduğum kadar değilse de oldurduğu kadar..
Yağızdır gökyüzü heybetini gizli tutar. Her ne zaman bulutlarını üzerime getirse dermansız dertlerin yollarına düşürür.

Yetim bir gönül gibi bırakıverir ortaya..
Sonra hiç ummadığımız anda düşürür yüze tebessümü acıya gülmek bu olsa gerek,

Bu aralar dokunma yüreğime kırıldığı yerden acıyor,
Ne güzel sözün hükmü var yüreğimde nede manasız tesellilerin.

Kendi derdim de kendi içindeyim sahrada kalmış çöl fırtansını bekliyor dallarım…
Yalın yüze oturan bu hengamede ne ki? çorak topraklarda yürürken acıyor ayaklarım, dilime düşen her söz kavuruyor yüreğimi..
Susma hadi söyle hıçkırık düşüren kendinle kavgalı sözlerini,

Bir Gönül Kaç Kez Kırılır ki.?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir