Biz Hiç Çocuk Olmadık mı Sandınız..

Dubahcesi’ndeki Sohbet-odalarında Bulunan bu günün büyükleri dünün  çocukları. Buyrun  beraber o çocukluğumuza yolculuk edelim..

Biz hiç çocuk olmadık mı sandınız..

Bu güzel fikir Halid’e ait sağ olsun, Yüzlerimizde tebessüm oluşturacağına eminim. Hiç büyümeyen herkesten sakladığımız çocuk.. Hep beraber gözlerimiz kapatıp çocukluğumuzdaki bizi gülümseten anılarımıza  gidelim.

Masumiyetin, temizliğin, saflığın, doğallığın en güzel anları olan çocukluk yaşlarımız, hepimizde derinden bir özlem var o zamanlarımıza dair.

Büyük ama hala  çocukluk anları kadar zihnimize kazınan bizleri içten güldüren anılar biriktiremedik galiba..

 

Biz Hiç Çocuk Olmadık mı Sandınız..” üzerine 20 yorum

  1. Çocukluğumda şimdi ki ağırbaşlı halim yoktu adı üstünde çocuk gülmeli yaramazlık yapmalı hopbbala olmalıdır 🙂

    ben bisiklet binmesine aşık biriydim sabah uyanır uyanmaz bisan marka bir bisikletim vardı 🙂 reklamda yapıyoruz 🙂

    bir gün yine böğle binerken paldır güldür ben bir düştüm .. dolayısı ile annemin yanına gittim şefkat gösterecek ya aman oğlum ne oldun diğecek 🙂 annem beni gördü sağımı solumu konturol etti kırık çıkık neyse arkasından bir tokat 🙂 güzel sağlam dayak yedim .. sebeb vay efendim nasıl dikaktli kullanmaz ssın hep süratli kullanırsın :)))))

    bisiklete uzun süre binemedim :)))

    tatlı güzel bir hatıramdı :)))

  2. Ben 4 yaşında kreşle birlikte Bale, Piyano ve Fransızca dersine başlamışım. Tam hatırlamasam da :)) hatırlatıyorlar.
    Fransızca dersine girdiğimde öğretmende yabancıymış hiç Türkçe konuşmadığından şarkılarılarla oyun oynatmaya çalışıyormuş tabi şarkılarda yabancı ben ağlamaya başlamışım.
    Konuşmayı unuttum sandım diye :))

  3. Bende cocuken cokyaramazmiışım .En iyi hatırladıgım anılardan birisi arkadasımı su tabancası ile kovalarken araba çarpması.Hayatım da oanki korktugum kadar hic korkmamıştım.Baskada evde yaptıgım yaramazlıkları yazsan roman olur.En son yaptıgım yaramamazlıkta misafirlerin arabasını kacırıp şarampole ucurmak oldu.:)))

  4. Herkesin çocukluğu çok özeldir. Eminim çünkü içine yalan katismamis tek ömrümüz o yıllar.
    Tozun toprağın içinde büyürken düşünce açılan yaralarımızı opturup iyilestirdigimiz yıllar. Güvercinlere olan Aşkım anlatılmazdı hep bir evimizin olmasını beyaz güvercinlerim olsun isterdim. Belkide bu hayalin bende uyandırdığı sevgiden olsa gerek, ilk okulumuza sihirbaz gelmişti şapkadan Tavşan çıkardı yumurtayı attı tuttu derken en son bir güvercin çıkardı!.. O an bu sihirli güvercin benim olmalı dedim çünkü zaten görünmez adam olamıyordum öyle ise bu güvercin en azından benim olmalı idi… Planı yaptım zil calip ders başlayınca ikna edip kanına girdiğim Mahmut’tu da plana dahil ettim.. Çocukların genetik hastalığı karin ağrısı şikayeti ile lavaboya çıktık. istikamet hademeler odası ( yeni adi hizmetli )zaten kus beni al der gibi bakıyordu bana,çalmak değildi bi kere )) o tüm Şehrin kuşlarını yakalayacağım anahtardı. Sihirbazın sihirli kuşu.. Nasıl aldım nasıl çıktım, oralar zihnimde yok fakat almıştım kuşu 500 nüfuslu okulda 1 benim bu hayali kuruyor olmam enteresan mıydı bilmem ama güvercin hiç bir halta yaramadı.. Bekledim günlerce hiç bir kus gelmedi..)) ve acı son bir kedi tüm hayallerimin başkenti sandığım o güvercini gözümün önünden aldı gitti…
    .

  5. Çok güzel bir çocukluğum geçti haa diyeceksiniz ki Lion yaramaz mıydın hayır asla :)) dünyaları versek çocukluğumuza gidemeyiz ama çocukluk anılarımız hep canlı hep yeni sizlerle bir çocukluk anımı paylaşmak isterim arkadaşlar :))
    Lise 1 de okuyordum okular yeni açılmıştı, sınıfta idim elimde bir makas vardı sarımı sarı bir kız önümde oturuyordu incecik iki Tane saç örgüsü vardı. Nasıl anlatayım şeytan işi işte, makası atmamla kızın saç örgüsünün aşağı düşmesi bir oldu.
    Eyvah dedim.! Okuldan çıktım direk eve, fazla bir zaman geçmeden kızın annesi kızın elini tutup eve geliyor. Annem hareketlerimden durumun kötü olduğunu anladı. Hemen kapıyı açtı. Kızı öptü kızın annesiyle güzel güzel konuştu, ben şimdi kızımı kuaföre görecem dedi ve kızı kuaföre götürdü. Kız kuaförden gelince saçlar gitmiş kut saç olmuştu. Kız ve 4 yıl boyunca her sabah okula geldiğinde bana Aptal Günaydın akşam eve giderken, Aptal iyi Akşamlar dedi. Ben bu 4 yıl boyunca kıza tek kelime dahi edemedim :))

  6. İlk okul yıllarıydı hayla unutamam senesini tam hatırlamıyorum ama çocukluk aşkım vardı sürekli mektup yazardık birbirimize.
    Derslerde bir uçtan bir uca mektuplarımız uzatılırdı. Bize bizde yazar kağıdı geri uzatırdık. Yazdıklarım ona ulaşana kadar birbirimize utanarak bakıp gülerdik. Yaz tatili filan araya girdiğinde görüşemezdik. Yeni yılda yine mektuplaşmaya başlardık. Mektupları akşama kadar cebimde biriktirir eve götürür saklardım dolabıma evdekiler benden habersiz mektup okuyorlarmış meğerse.
    Her gün akşam ben uyuyunca neyse 🙂 bir gün sınıfta en yakin arkadaşlarım benim ağzımdan kıza mektup yazıp verirken sınıf öğretmeni yakaladı bunları kızla beni tahtaya çıkardı ikimizin de defterini istedi götürdük verdik kağıttaki yazıları kıyasladı bunlar sizin yazınız dedi ne kadar inkar etsek de öğretmeni inandıramadık ayni hafta kızla benim ailemi okula çağırmış, hoca konuşmuş ailelerimizle 3 senelik çocukluk aşkımdan ayırmışlardı.

  7. Çocukken köye gitmiştim.. Şehirli kızım ya bir ilgi bir ilgi her gittiğim yerde yumurta ve ekmek tereyağ çok güzeldi o günler..
    Annem öğretmişti size ikram edilen tabağı bitirmeyin ayıptır..
    Bana ikram edilen yumurtaları yerdim son bir dilimi asla yemezdim tokum derdim…
    Oysaki hep o bir dilim yumurta daydı aklım )) ama anne sözü dinlenir dimi )))

    1. Diyar bu durum kutsatılmış gibi herkesde aynıydı sanırım :))) evde elma portakal yokmuydu sildin süpürdün diğe dönüş yolu bitmek bilmezdi :))))

  8. Benim cocuklugum hep sakin gecmistir yaramazliklarim pek yok)))Ama anilarim elbet oldu Bir animi anlatayim daha ilk okula gidiyordum bir arkadasim vardi okuldan bizi evine davet etmisti ve oturdugu yerde sitelerin oldugu evlerin olmadigi bir yerdi yani bizim oturdugumuz yere baya uzak biyerdi sonra ben de hep beraber arkadaslarla servis arabasi gibi biseye binip sanirim gittik gezdik oturdugu yeri arkadasimizin. Gezinirken ben bir baktim tek kalmisim kurttan ayrilani suruler yer misali gibi yani.herkes baska yere yada evlerine gitmis baktim hic kimse kalmamis ve kimselerde yok kayboldugum yerde eve nasil donecegimide yolu bilmiyorum cunku issiz biryerdi bilmedigim yerdi cok korkmustum ve napacagimi bilmiyordum sonra yollari allahtan kendim gide gide buldum baktim bizim tanidik yol cikti cok sevindim ve sukur ki o caresiz durumdan kurtuldum evime dondum ve dunyalar benim olmustu)))

  9. Merhabalar. Küçüktüm evimizin bahçesine gül ağaçları ekilmiş, ama hala goncalar güller açmıyordu.
    Öyle ikindi vakitleri hortumla sulanan, Bahçede zaman geçirmek çok güzel adeta gül dallarında yeni tomurcuklanan goncaları izliyordum.
    O arada Evliyaların hayatlarına merak salmış adeta hayranlıkla okuyor hayal ediyordum. İstedikleri her şey oluyordu ne güzel bir şeydi bu.
    Sabah olmuş Babamın sesi ile namaza kalmıştık. Sabah sekiz gibi olunca da abimin sesi ile bahçeye çıktık. Gül ağaçları adeta gül doluydu hemde kocaman güller.. Bakın dedi abim güller nasıl açmış kolumun dan çekiştiriyordu.
    Saf Saf abi açarlar tabi Sabah namaz kılmış dua etmiştim dedim..
    Ortalığı kahkaha ses kapladı tabi dedi evliya oldun gül açtırıyorsun bir namazla artık, demişti. Meğerse akşam nereden getirmişse gülleri ağaç dalına iliştirmişti, maksadı beni sevindirmekti ama kendimi evliyalığa kaptırmakla düştüğüm durumla ben onları güldürmüş sevindirmiştim. Hala esprisi yapılır evde. Bir namazla Gül açtırdın evliya diye.
    Hala o saflığıma gülüyorum.

    1. EhiL :)))) O kalbi düşüncelerin saff hali ne güzel lanse ettin bizlere . Allah razı olsun .. Bir duada bana ediversen :))

  10. Belki geçen yıl yaşadığımız bir olayı unutabilmemiz mümkün ancak çocukluk yıllarına ait anılar asla unutulmazmış. Daha ileriki yaşamlarımızı bile etkileyip kalıcı bir izler bırakır çocukluk yaşantıları..Benim de 4-5 yaşlarında iken çiçeklere karşı olan sevdam (hâlâ da devam etmekte olan çiçek yetiştirme tutkum) nerdeyse otobüse çarpılıp kaza yaşamama sebebiyet verecekmiş. Karşı bahçede gördüğüm çiçeği almak için halamların elini birden bırakıp yola fırlayarak gözümün çiçekten başka birşeyi görmemesi halamların ömründen ömür götürmüş =) Ne zaman bir araya gelsek keyifle dinliyorum çocukluğumu onlardan. Hepsini de çoook seviyorum üzerimde emeği geçen tüm büyüklerimden Allah razı olsun.

  11. Kanalda sohbet ederken birden EhiL den çocukluk anılarımızı yazmamız için bir istek geldi
    Ah çocukluğumm herşey çok güzeldi ben çocukken .
    Oyunlarımız çok güzeldi.Dışarda kapının önünde oynardık annem tabi balkonda bekçi gibi
    Bizi izlerdi. uzaga gitme filan diye uyarılar yapıyor yukarıdan . Ben iki abili bir kız çocuğu olduğum için çoğunlukla erkek oyunları ile buyuyorum )) .Abilerimin gazoz kapakları vardı tabi benimde )) .Gazoz kapağı biriktirirdik .yollardan toplardık bazen .
    Bir torba dolusu misketleri var renk renk cam misket plastik misketler .Biz üçümüz dışarda oynarken
    Annemin hadi gelin yemek yiyin demesiyle oyunlarla vedalaşırdık zorda olsa .üçümüz çok neşeliydik.
    Benim ailem çok uzun süre eve tv almamışlar günah diye ben böyle bir aileden yetiştim ve ailemle her zaman gurur duyuyorum .Hepimiz ilk okula başlamadan kuranı kerimi öğrenirdik abimlerde bende
    Yazları hemen kuran kursuna yollarlardı bizi anne ve babam. Benim çocukluğuma dair birçok anım var ama şu an yazarken aklıma geldi bizim evimizde tv yoktu ya .Böyle halama felan geçtiğimizde izlerdik tv yi .Bir gun bir akrabamız bir yere davetliymiş çocuklarını götürmiceklermiş annemlere siz dururmusunuz çocukların başında demiş .Annemlerde kabul etmiş evin sahibi gitmiş .Annem ocağa cay koymuş biz üçümüzde dizilmişiz çekyata tv izlicez diye seviniyoruz çocuk programı vardı tv de))) abimler nasıl sevinçliler benden daha büyükler ya onlar daha bilinçli izliyolar bende onlarla birlikte eğleniyorum )).Evin sahibinin iptal olmuş gideceği yer aniden geldi tv yi kapadı .Annemin ocağa koyduğu çayın altını kapadı .biz ç.ok üzüldük eve çıktık .Annem ertesi gun babama tv aldırdı .
    Çocukluğumda hüzünlü bir anı olarak kaldı bu olay .
    Hepimiz çocuklugumuzdaki o masum hallerimizle kalsaydık keşke..
    Çocukluğum diyince özlem sevgi hasret mutluluk karışık duygular kaplıyor içimi.
    He bu arada belirteyim içimdeki çocuk hiç ölmüyor nedense :))

  12. İlkokul öğretmenim annemdi benim. Arkadaşlarım anneme söylerim diye hiç yanımda heyecanlı yaramazlıklarını konusmazdı. Ay nasıl üzülürdüm , ağlardım) Aralarına karışmak yaramazlık yapabilmek için debelenir dururdum) Bana dediler ki:”Annenin çantasından dosyayı bize getir.” Aksam oldu. Bende bir heyecan bir heyecan)) Neyse götürdüm okula. Yırttık ne varsa.Geride delil kalmasın diye de parçaları çantalara bölüstürdük. )) Saatler geçtikçe bende bir telaş, bir karın ağrısı.. Tadım tuzum kacti iyice. Korku yüzünü göstermeye başladı tabi)) Aksam oldu. Annem ne oldu sana falan dedi. Ayy dedim tamam. Anladi)) Meğer yüzüm kireç gibiymis. O kadar korktum o kadar korktum ki beni tutuklayacaklar sandim))Korkudan ateşim çıkmış )Sonra beni dr götürdüler. Çocukluğumun en mücadelesiz en kuzu kuzu serumu kabullenişiydi o. Suçluyum ya mahsunlastim da biraz))Ben sustukca annem daha çok üzüldü. O gece benimle uyudu ))
    Sanirim canım anneciğime geç kalmış bir itiraf ve özür borçluyum ))

  13. Benim cocuklugum canim Annemin anlatmtasi ile sakin sessiz oluşum teyzemin kizi ile beraber odamızda oynarken ben 6 yas teyzemin kizi 9 yaslarinda oyuncak bebeklerimizin saclarini kesmesi sonra bana gel senin de saclarini keseyim demesi ve saclarimi bayagi kesmesi canim Annemle teyzem odaya geldiginde kizim bu ne hal deyip cok üzüldüğünu teyzemin kızına sana nasil ceza verelim deyince benim de saclarimi kesin demesi hâlâ bize anlatip bir ani olarak dinliyoruz …Bu Arada sevgili EhiL can cok teşekkür ederim güzel kalbi olan iyi insan…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir