”DÜŞ ÇİÇEĞİ”

Sana düş çiçeği dedim neden bilir misin ?

Göğüm renklenince senin adında , dalında en güzel duran sendin.

Sonra düşünce toprağın ana rahmine başka bahara açılacağını hissettiğim tek gerçekte sendin.

Oraya mahşer derler çünkü her şey açık seçiktir tıpkı sevdam gibi ayyuka çıkar. Ne tenin hükmü vardır nede bedenin işde bu yüzden sen bir düş çiçeğisin. Kırıl sanda kendi dalında hiç şikayet etmez  beni böyle uzaklardan derinden seversin. Bazen; bir arı gibi üstüne konmak bazende; rüzgar olup içine vurmak isterim. Ne hüzündür senden bana gelen nede acı bir huzur toprağında koskoca bir şehrin imtiyazsız ay’ı gibiyim. Senin derdinle tamamlandı sol yanım ve seni anlattı bakışlarım , içinde yaşadım bir ömürden de ötesi , hep severken  çocuklar gibi güldüm  ‘‘düş çiçeği” şimdi bana bir sen kaldın birde sensizlik…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir