ELESTU Bİ-RABBİKUM…

 

Elestü Bi Rabbikum “ Ben sizin Rabbiniz değilmiyim ?

Bezmi Elestte  yani ruhlar aleminde  ruhlarımızı var etti Rabbimiz ve Zat’ını onlara gösterdi onu gördük hitabını bildirdiği şekliyle işittik … Cemalullah varlığımızın her bir zerresine  lezzet verdi … hitabı ruhumuzun her bir zerresine tat verdi …

Rabbini görmüş olan ruhlar aşktan sarhoş oldu neşe sevinç ve vecd içindeydiler…

Herşey dönüyor bütün  alem,  her zerre ve tüm mevcudat her şey aşktan dönüyor her şey aşk ile dönüyor…

Ruhumuz Allah’a (c.c) meftun… muhtaç ve aşık…

Ve Rabbimiz soruyor  Elestu Bi- Rabbikum?

Ben sizin Rabbiniz değilmiyim ?

Kalu bela” diyor ruhlar “şehidna” diyorlar…

Tastik ediyorlar …

Aşkla şevkle iştiyakla istekle ..

Evet Sen bizim Rabbimizsin Şahit olduk diyorlar..

Ve Rabbimiz Yaradanımız tek sahibimiz Buyuruyor ki ;

Şu an beni görüyorsunuz sesimi işitiyorsunuz varlığımın tadını varlığınızda tadıyorsunuz ve bana aşıksınız Bela demek kolay ,Evet demek kolay sizi aşağıların en aşağısına dünyaya gönderecek ve  bir beden kalıbının içine üfleyeceğim orada kısa bir süre beni göremiyecek sesimi duyamayacaksınız eğer o kısacık bir hayatta bana olan aşkınızı yitirmez arzunuzu tüketmez ve başka şeylerle meşgul olup beni unutmazsanız o zaman bana kavuşmaya hak kazanacaksınız ve sizi yedi kat göğün altına dünyaya göndereceğim bana olan sevginiz aşkınız ve bağlılığınızla yedi kat göğü aşacak yedi nefs mertebesini kat edecek ve yine bana geleceksiniz Bedenin nefesleri tükenmeden süre dolmadan Bela diyerek Rabbim sensin diyerek aşkınızı ispatlıyarak ve beni unutmayarak orada Bela diyecek ve oradan bana geleceksiniz.

Ve tüm ruhlar aşıkça ve sarhoşça bunu kabul etti Rabbimizin sözleri diridir.

Sadece Elestü Bi-Rabbikum derken tüm mana o sözün içindeydi  ve  Bela derken evet dedik ama bu sözün içinde binlerce İLAN-ı  AŞK vardı …

Biz seni nasıl unuturuz vardı… Seven sevdiğini aşık maşukunu nasıl unutur parça bütünden nasıl ayrı durur Taparken sana seni sevip VUSLAT’ı arzularken seni nasıl unuturuz vardı…

Ve sonra Ruh bedene üflendi …

Ve burada Rabbimizi göremez sesini işitemez olduk …

Ve Artık dünyadaydık ancak doğarken verdiğimiz sözü unuttuk …

Bedene alıştık beden kalıbımıza alıştık ve kendimizi beden zannettik Rabbimizi unuttuk ve burada oyuna oyalanmaya gaflete daldık . Sanki Bu Dünya gerçekmiş bir sonu yokmuş gibi daldık da daldık Yemeye içmeye eğlenmeye gönderilmiş gibi,  ecel kadar yakın olan dünyalık zamanı boşuna harcadık  kalpler karardı ve kalpler mühürlendi ancak Tevbe kapıları kıyamete kadar açıktı buda Rabbimizin kullarına vaadi idi.

Ruhumuz yaradılışı gereği aşka aşık ve hep aşkı arzuladı aradı… içimizde feryat etti hiçbirşey onu Mutlu etmeye yetmedi … çünkü herşey sonluydu ve herşey noksandı … Bir zaman oldu üzgün Bir zaman oldu suskun … geçici mutluluklar da onu teskin etmedi neyi elde etse daha fazlası istendi yine mutlu olmadı Çünkü Ruh  hep Rabbini sonsuzluğu sonsuzlukta Vuslatı aradı… aklını şuurunu bu dünyaya şeytana ve nefse kaptırmayanlar  kendini aradı, kendini buldu, kendini bildi özündeki cevherle oldu bu.. Çünkü o zaten her insanda mevcuttu sadece nefisi ve şeytanı galip gelenler yanıldı ve hayatını beyhude geçirdi o kıymetli ömür vaktini boşa harcadı … İnsan kendini bulması içi öncelikle nereden geldi nereye gidiyor, görevi nedir? Dünyaya geliş amacı nedir? çünkü kimse kalmıyor herkes ömrünü tamamlayıp bu dünyanın çıkış kapısından çıkıp gidiyor .. Kendini bilen Rabbini bildi ve buldu. Rabbini bulan insan o mutlak kudreti bildi ve haddini bildi.. haddini bilen ise edep saygı sevgi şevkat merhamet ve adaleti bildi.  Demek ki herşey bilmekten geçti .. neyi ? Kendini.

Bir zaman Kaybolmuştuk unutmuştuk yol yordam bilmiyorduk ve Rabbimiz bizi bizimle bırakmadı   Resullerini Nebilerini görevlendirdi her  kavme … ve Velilerini dostlarını …

Kendimizi bilelim Rabbimizi bulalım insan olalım Kul olalım diye..

Ve Kervancı başı seslenir haydi yola çıkıyoruz ,

Aşıklar nerede sevgilisini arzulayanlar nerede ?

Ve Kalu Bela her anımızda biz var oldukça…  

Arifler demişler ki, Kalp iman- ibadet, zikir- fikir ve aşkla uyanır asli safiyetine kavuşursa Allah’u Teala’ya ruhu ve bütün zerreleriyle verdiği sözü hatırlar .. Fitratına konmuş Allah (c.c) aşkını tadar .. Herşeyin O’na şahitlik yaptığını görür .. Kainatla birlikte zikre geçer.

Her şey O’nun (c.c) varlığına- birliğine ve sonsuz rahmetine şahitlik ederken, insanın kendi varlığını bile ihmal etmesi kendini bilmeden Rabbini bulmadan AŞK ‘la yanmadan yaşaması ne büyük bir kayıptır.

Ve AŞK diyarında canından gayrı geçer akçe yoktur…

Aşkı tadan için ise Can zaten Canana aittir..

Aşka yanmalı Can dediğin..

Ya Canan olmalı ..

Yada Canın Almalı…

Yar diyemezsin herkese

İçindeki yaran olmalı ..

Dedim; Yar mısın Yara mı ?

Dedi ;Vuslat gözüyle bakarsan YAR,

Hasret gözüyle bakarsan YARA..

Seviyorsan bakma zarara kara… !

 

Elnur KUL

 

“(Ey Rasûlüm!) Onlara o vakti hatırlat  hani Rabbin, Ademoğullarından, bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendi nefislerine şahit tutarak: ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ dedi Onlar da: ‘Evet, sen bizim Rabbimizsin’ dediler (Onlarla birlikte Biz ve meleklerimiz buna) şahitlik ettik ki, kıyamet günü: ‘Biz bundan gafildik, haberimiz yoktu’ demeyesiniz yahut, ‘bizden önce babalarımız Allah’a ortak koştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesildik; onların izinden gittik Batıla dalanların yüzünden bizi helak mi edeceksin’ şeklinde küfrünüze mazeret ileri sürmeyesiniz diye böyle yaptık”(A’raf Suresi, 172-173)

Yukardaki ayet-i kerimede, geçmişte Allah Teala’nın Âdem oğullarından yani onların sırtlarından (veya sulplerinden) zürriyetini çıkardığı, kendilerini nefislerine şahit tuttuğu ve onlara “Ben sizin Rabbiniz değil miyim” diye hitap ettiği, onların da “evet” dedikleri  anlatılmaktadır. Tefsirlerden detaylı bir şekilde incelenebilir.

 

ELESTU Bİ-RABBİKUM…” üzerine 4 yorum

  1. Esselamün Aleykum ve rahmetullahi ve berekatuh.Allah razı olsun sizden. cok guzel bir paylaşım emeğinize sağlık hakkınızı helal edin.

    1. ve aleykümü’s-selâm ve rahmetullah .

      Aminn ecmain olsun inşallah Hifa can Teşekkür ederim sağolasın 🙂 Hakkımız yoktur ancak varsa şayet helaldir her daim .

  2. Unuttuk,
    Yüzümüzde Rahmanın nakşı vardı
    Gözümüzde Cemalin bakışı vardı
    Gönlümüzde Bekanın aşkı vardı
    Şimdi, yüzümüz yerde kaldı
    Gözümüz yaşta kaldı
    Gönlümüz darda kaldı
    Hatırladık ve anladık ki,
    Bu dünyanın ötesi vardı
    Ne Güzel demiş üstad Senai Demirci…Unuttuk…Verdiğimiz Sözü Unuttuk Ahde Vefasızlık Ettik…Rabbim Uyanmayı nasip etsin cumlemize inşaallah Amin
    Yüreğine Gönlüne Sağlık Yüreği Güzel Insan…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir