Ey dost rican emirdir bize bilesin..

Yine ağaç dalında sararmış bir yaprak gibisin.. Hangi keder sana değdi de yere düşmek istersin ? Hangi zalim rüzgar estide seni bizden koparmak istedi..
Betin benzin solmuş yüreğime bir acı düştü yine. Gözlerin yaşlı,  Ağlamaklı sesin, Sesiz çığlıkların sardı odamı, hangisine yansam bir bilsem..
Ey dost bildiğimiz..  her birimiz bir göçebeyiz, dünya hanına uğramış bir yolcuyuz..
Bilmediğim anlatamadığın derdinle dertlenmek düştü bize.
Rica ederim ederim sorma dersin..
Ey dost rican emirdir bize bilesin.. gönlümüzün Neşesi şimdi sen bizden mi gitmek istersin.. Gitmek istediğin yer nere?
Gidip varacağın han gidip varacağın liman bizim gönlümüzden daha selamet yurdumudur (…….)’e. Nereye niçin neden diye sormak ta desturumuza aykırıdır ..  Sorma dedin bir kere dahada dilim dönmez sual eylemeye..

Sevdik can Seni sevdik.
Her defasında ayrılıktan sonra Sevmemeye defatle yeminler etse gönlümüz, arlanmaz artık biliriz. Ne tövbe tutar ne nasihat kar eder..
ilk bahara girerken sonbaharı yaşattın bana, gecemi hüsran ettin sesiz çığlıklarını duyunca.. Bu Sana ilk yazım can.. Okurmusun ? bilmem sadece sevildiğini bil ve bizi unutma.!!

Ey dost rican emirdir bize bilesin..” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir