Ey Gönül ..

Ey gönül…

Şu can içinde sessiz soluksuz seni bekledim.Gün geceye vardı benim yüreğim sana kavuşamamıştı.Her gece avazım çıktığı kadar bağırırken her anı zerresine kadar yaşadım.Sen bir özlendin, hasrettin , içimi içimde yaralayan gönül yüķümdün çok dara düştüm adını sayıkladım. Satırlar kaynayan ateşte su gibi içime akarken yüreğime inmeler indi.Bu hâl her defasında başka yollara  yürür gibi iken sende çıkmaz sokaktı. Sevdan yüreğimi biledi , kırgınlığım kızgınlığım dahi önemsizdi hani olur ya bir duvara saatlerce günlerce ve hatta aylarca bakar iç geçirirsin ya öyle bir derindi. Gördüğüm her şey de senin parçan vardı. Küçücük bir kağıdı karalarken dahi her harf senin adınla başlıyor noktasız kalıyordu. Hüzün aklımın yokluğu ruhumun kayboluşu idi sanki. Anladım ki ben senin içinde nefes alıyorum ve her nefesimi tuttuğumda dağılıyorum..Sana bunları neden anlattım biliyor musun hani bir kapıya gidersin de kapı yüzüne kapanır ve ardından öylece kalırsın ve dersinki biraz yumuşak olsaydı sert vurmasaydı inan bana önemi yok o kapı kapanmışsa varsın sert varsın ince olsun.

 

Yine gecemi uyku tutmadı bu kez öylece uzandım kendimce ama bir şey yapmadım.Seni düşündüm…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir