Ey Gül’i Rana

Düşerken tuttun ellerimi, hiç olmadığı kadar dokundun yüreğime, sığdıramadığım senden öte kimseyi yanıma yakınıma. Hasret dar sokaklardı , özlem doğmamış güneş , kör düğüm çözülmezdi gecelerimde , yine seni yazıyorum dilsiz dudaksız çığlıklar içinde. Sen benim iki yanım , kararım,  çiseleyen yağmurum sun. Islat beni toprak kokusu baharlarda tane tane düş pencereme bir kuş gibi süzüleyim senden içeri.Eskisinden daha çok seviyorsun şimdi gittikçe büyüyor sevdamız, apansız hasret prangaları kelepçe vururken hayatta , yanında iken dahi özlüyorum  seni  sevenin sevdiğine nazı değil sadece yazı , kışı , baharı her bir şeyi dokunurmuş sende gördüm ve sende yaşıyorum..

Ey gül’i Rana görkeminden güneşim söner, seninle ahidlenmiş  kalbim bin yıl geçse de senden vazgeçmez

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir