Ey miskiamber

Gün doğarken bir güneş gibi , gece çökerken bir ay gibi , dil susarken yürekte huzur gibi , ruhumda bir serzeniş inceden inceye ilham gibi  senin bana yakınlığın , ne vakit dara düşsem dizlerim, ne vakit hüzne düşsem neşemsin. Şu can ilimde bir hilkat esen yel bir sessiz fırtına tihame gecesi gibi ılık sen var iken. Gönlüm yokluğuna hasret bitap düşer oysaki sen salına salına gelsen toplanır her bir zerrece yüreğim. Derin nefes gibi içimde tutar seni bırakmam , dilde söz bitse senin vefanın elçileri kapıma dayanır korkarım sende sensizliğe düşmekten. Dünyayı terk etmiş benliğinde mühürlenir ruhumda sanki sen ! Buralardan değilsin uzaklardansın hissediyorum her defasında ama anlatamıyorum senin huzurunu kimseye içimde öylece kalıyorum çaresiz. Şimdi deseler ki bir telkin edilse dudaktan kalbe sana senin kadar yakını söyle senin adını hatırımdan dudaklarıma taşır manaları mühürlerim derinimde. Güz beklemem bahar gelsin diye seni düşürmem toprak alsada beni yerlere …

 

Ey gönül soluyan dildade bir sabaha söz koyulmuşsa eğer dostun hali dokunmuştur sinemize , mademki ömürlüktür varsın ebediyete tek hatrımız kalsın kalbinde..

 

Bu şiir daha önce   bluerose “efsane ” olarak yazdigi  siirin altina verdiğim soze istinaden (sahsina degil yanlis anlasilmaktan hakka siginirim ) dostluga dair yazılmıştır.Yillar gecsede sozumuz unutulmasin Umarim bir gün okur tebessüm eder ve hayır duada bulunur…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir