EYVAH MAHVOLDUM ..! DER…

 

Eyvah mahvoldum…!

Genç mühendis, işe yeni başladığı şirketteki bir toplantı sırasında, masa üzerindeki gazeteye göz atıp âniden yerinden fırladı ve; “Eyvah mahvoldum!” gibilerden bir şeyler söyleyip koşar adımlarla odasına girdikten sonra, kapısını da arkadan kilitledi.

Bir anda içeride buz gibi bir hava esti. Önce şirket sahibi, toplantıyı bir bıçak gibi kesip dedi ki:

– Bu işte bir bit yeniği var. Kötü birşeyler oldu. Dikkat edin, canına kıyabilir.

Bazıları da, çeşitli şekillerde fikirlerini açıkladı:
# Biliyorsunuz ki, bugün borsa tepetaklak geldi. Mutlaka çok sayıda hissesi vardı.
# Fâiz veya repo da olabilir, %200 sınırı aşıldı.
# Dün dolar bozduracağını söylemişti. Bugün döviz âniden yükseldiği için, milyarlarca lira zarar etmiş olmalı.
# Kesinlikle yanılıyorsunuz. Daha 3 gün önce avans çekmişti. Böyle birşeyler yapmaz. Olsa olsa karısıyla kavga etmiştir.
# Öyledir öyle. Hanımını geçen gördüm, suratsızın biriydi.

Bütün ihtimaller tek tek sıralanırken, şirket müdürü dedi ki:

– Konuşmakla vakit kaybetmeyelim. Her an bir tabanca sesi gelebilir içeriden… Müdürün sözleri ortalığı tekrar gerdi. Şirkette ne kadar çalışan varsa, mühendisin kapısına yığıldı. Müdür bey yumuşak bir sesle:

– Mühendis beyyy!.. diye seslendi. Canım kardeşim! Sakın bir çılgınlık yapma! Biliyorsun ki bu dünya fânidir. Birgün zaten öleceğiz…

Mühendisin bulunduğu oda kapısı, çelik levhadan yapıldığı için, bütün çabalara rağmen kırılmıyordu. Buna rağmen içeriden çıt çıkmıyordu. Bu arada itfaiyeye haber verildi. Altıncı katta bulunan odanın pencereleri altına brandalar gerildi ve televizyon kameramanları, yüzlerce meraklı eşliğinde canlı yayına geçerek, adamın aşağı atlaması için duâya başladılar.

Mühendis bey, 10 dakika sonra kapıyı açtı. Yüzü ışıl ışıldı ve neler olup bittiğinden habersiz kapı önündeki kalabalığın şaşkın bakışları arasında gülümsedi
Az kalsın ikindi namazını kaçırıyordum arkadaşlar!..

 

Okuyunca hepimizde tebessüm ettik değil mi …  🙂  Dinimizin direği namazın önemini, ne kadar hassasiyet gösterilmesi gerektiğini gösteren bir hikaye idi…

 

Her Müslümana Farz olan İslamın şartlarından birisi olan  Namaz … namaz kılarken nasıl bir haleti ruhaniye  içinde olmalıyız …

Rabbimizin huzurundayız, Kabe tam karşımızda, sırat köprüsünün üstündeyiz, altında cehennem her an içine düşecek gibiyiz , Azrail (a.s) arkamızda her an canımızı alabilir … Bu düşüncede olabilirsek şeytan vesvesesi ve dünyevi düşünceler uzak olacaktır… İnşaALLAH .

“Vay, o namaz kılanların haline ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar (namaza gereken ihtimamı göstermezler)” [Mâ’ûn:4-5]

Vay haline şöyle namaz kılanların.

veya “yazıklar olsun o namaz kılanlara.” Yani vay hallerine, yazıklar olsun o cehennemin veyl denilen ve kan, irin akan dere­sine düşecek olan namaz kılanlara, daha doğrusu namaz kılıyor, mümin görünenlere.

Ki onlar namazlarından gafildirler. (kıldıkları namazın de­ğerini bilmez, namaza gereken ihtimamı göstermezler.)

“Ebu Berzele el-Eslemî (ra)’den: Demiştir ki: İş bu   اَلَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلاَتِهِمْ سَاهُونَ  âyeti nazil olduğu zaman Resûlullah (sav) buyurdu ki: … Onlar o kimse­lerdir ki, namaz kılarsa namazın bir hayrı olacağını ummaz, terk ederse Rabb’inden korkmaz.”Ed Durrul Mensur 

Burada şu iyice anlaşılmalıdır ki, namaz sırasında başka dü­şüncelere dalmak ayrı şeydir, namaza hiç dikkat etmemek ve namazda her zaman başka şeyler düşünmek ayrı şeydir. Birinci özellik insanın zaafındandır. İrade dışı olarak insanın aklına bazı düşünceler gelebilir. Bir mü’min dikkatinin namazdan kaydığını hissettiği anda yeniden dikkatini toplamaya çalışır. İkinci özellik ise, namazdan gafil olma tarifine girer. Çünkü onun namazı bir egzersiz gibidir. Kalbinde Allah’ı zikretme ve Allah’a yaklaşma şeklinde bir niyet yoktur. Çünkü namazın farziyetine inanmaz.  Namazın başından sonuna kadar, kalbi hiç bir an Allah’a yönel­mez. Hangi düşünceyle namaza başlamışsa o düşünceyle namaz­dan çıkar.

Bunda sözün gelişine göre kıldıkları bir kaç vakit namazdan dolayı gururlanıp yanılıp da dini ondan ibaretmiş gibi diğer ibadet ve kulluk vazifelerini yapmayanlar da dahil olur.”

Bir başka husus ise ;

Namaz seni haramlardan alı koymalı…  Namaz kılıp sen hala zulüm ediyorsan çeşit çeşit günahları işliyorsan kıldığın namazı bir gözden geçirmen gerekir … günde beş kez,  Yüce Yaradanın (c.c) huzuruna çıkıp ta hala günahta ısrarcı isen, kul hakkına giriyorsan vb.   namaz kıldım, diyip de gönül huzuru elde edebilirmisin bilinmez, ediyorsan da sadece kendini kandırırsın kimin huzurunda olduğunu bilmeden huzura çıkıyorsun demektir…

Hâfız-ı Şirazî der ki: “Ey Hafız seccadeyi  ( aşk ) şarabına  bulamadan hakiki namazı bulamazsın; namazın Rabbini bulamazsın” Seccade kuru bir mekândır, onu sen aşk ateşiyle aşk şarabına batır, demek istiyor.  Aşıkların Yar ile buluşma vaktidir namaz …

Sufîler şöyle bir kıssa naklederler: Bir büyük zahit vefat eder, Cebrail (a.s.) onu alır, Allah’ın huzuruna götürecek, Cemal görüşmesi gerçekleşecek. Biraz gecikince sûfi “Ben namaza gidiyorum” der… Cemalle görüşeceksin sen burada namaz mı olur? Orada dahi ben namaza gidiyorum der. Çünkü namazda erdiği sırrın, Hâk Tela’nın kendisi olduğunu bilmiyor, namazın kendisine tapıyor. Onun için namaza tapanlar diye bir tabir vardır, bir de namaz kılanlar; namazda Allah’a tapanlar vardır; onlar bambaşkadır. Namazda kendilerinden geçer onlar…

Rabbimiz  huzurunda olduğumuzu bilerek vesvesesiz ve dünya düşüncelerini içermeyen ihlas ile aşk ile namaz kılmayı cümlemizede nasip eylesin inşaALLAH. Amin

 

Elnur KUL

 

EYVAH MAHVOLDUM ..! DER…” üzerine bir yorum

  1. Amin inşallah

    Rabbim ibadetlerini hakkıyla idrak eden kullarından eylesin inşallah Amin

    Gönlüne Yüreğine Sağlık Yüreği Güzel İnsan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir