Gönül Yorgunluğu..

Gönül yorgunluğu…

Her bir duygunun bizde farklı farklı sesleri var elbet..

Kimisi kızınca , kimisi gülerken, kimiside mutlulukta belirti gösteriyor.

Lakin gönül yorulmaya görsün işte o zaman durum çok faklı anlamlaşıyor.

Öğle ayaklarımızı uzatınca , yada arkamıza yastık koyup ta yaslanıp dinlenmekle geçip gidecek bir durum değildir…
Sabah olunca işe gitmek istemeyip, yada saatin yaklaşmasına rağmen evden dışarı gitmek istememek, güne iştahsız başlamak, elinize telefonu alıpta aramalardan bile uzak durma dürtüsü.

Bir söz vardır, Beden yorgunluğuna çay iyi gelir; gönül yorgunluğuna da secde iyi gelir..

MUTSUZ, yorgun ve bitkin bir dervişe sormuşlar: Canın ne istiyor? Dervişin yanıtı pek kısa olmuş: Canım hiçbir şey istememeyi istiyor.

Sevdikçe seven gönül….  Tırtıl ne zaman yolu sonu..
Mutlu , neşeli durumlarda hali vaktimiz huzurlu iken şükür penceremiz çoğalırken, üzüntülü, kederli yada sıkkın anlarımızda, gönül yorgunluğu ve yalnızlığa sürükler bizleri..

Bu durumlarda bizi şu durum penceresini aralarız, Mevla ya yaklaşma.. zira şükranlarımızı ve sabrımızı eda edebilmek bizi Rabbimize yakınlaştırır inşaAllah ..

Her bir durumda da gönüllerimizi Mevlaya döndürmeliyiz ve inşaAllah da kazananlardan oluruz inşaAllah
Hz. Mevlana’nın sözleri; gönülde anlamlaşır…

Ne düşünürsün ey gönül.! Şu dünyada yerle gök arasında bir sahibi var, sakın unutma..! ‘DÜN’ öyleydi, BUGÜN böyle , YARIN ne olacak? Diye kendini YORMA! Can veren Rabb’in Seni senden önce düşünür, MERAKLANMA…!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir