kıskanmak

Gülüm…

Taze dalında kırgın çiçek kıskanırmış bülbül elden ,yelden, tenden  iç çekermişde yakıp yıkarmış hasretin prangalarını yürürmüş yâre doğru , yar onu görünce can sılasına taneler düşermiş, aslında kavuşmak varmış bu dünyadada ama kıyamaz uzaklardan severmiş , özleyince ruhuna dokunur halini sorar kandiller gibi içini yakarmış , işde böyle bir aşk ile başlar  sevdalar, dideler dökülür nazlı edasında, şekerden tatlı dudaklarına , al yanaklarına bürünür sevginin her hali böylesi gönül ateşi kasıp kavurur.Tihame gecesi kadar ılıktır gönlü buz sarkıtları eritir canın sigasına dem vurur buhranını , sıper etmiş yüreğe salıncak kurarsa bir kez  gönül çocuklar gibi sallanır gök semasına düşler kurdurur uyuyunca bir başka , uyanınca bir başka sever.

Ey gülüm ; Çal kapımı her defasında utanma ,  sen neysen ben oyum şu anlattığımdan ötesi var berisi yok içimde , sen öyle güzelsinki dilimdeki söze hayret , yüreğimde emanetin var saklıyorum her zerreden , kimseler duymaz görmez bilmez bizi….

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir