Paslı demir

Kızıl güneşin küçük gölgesinde bir parçayım, ellerimde umutlar kapalı kapılar ardını bekliyorum. Utancım dünden daha fazla derin kuyular dayım, çıkamıyorum kendi içimden bir solukluk nefesim boğazımda düğümler lal dilim anlayanım yok anlatasım yok  öyle bir garip haldeyim. Gök gürültüsünden korkan çocuklar gibi saklanıyorum hayatın bir köşesine yüreğim kızgın kum taneleri gibi bir damla suya muhtaç , taşıyamıyorum kimseyi yüreğimde hep araflardayım. Kesik kesik hatıralara bakıp ta kirpiklerimi ıslatırken bir ince niyaz dilimde diyor ki;

Pas tutmuşsa demir yası bırak kalk toparlan! bir içine vur kalayı birde dışına..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir