TEKVİR SURESİ 1-6

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Bu sure Mekke döneminde inmiş olup 29 ayettir sure adını birinci ayette geçen kuvvirat fiilinin masdarndan almıştır.Tekvir dürmek demektir.sürece başlıca kıyamet , vahiy , ve peygamberlik konuları ele alınmaktadır.

Fazileti :Kim kıyâmet gününe, sanki gözleriyle görüyormuş gibi bakmak isterse, Tekvîr, İnfitâr ve İnşikâk sûrelerini okusun. (Hadîs-i şerîf-Nesâî)

İbni Ömer’in rivâyetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

‘Gözleri ile görür gibi kim kıyamet gününü görmekten sevinç duyarsa ize’ş-şemsü küvvirat, ize’s-semâü’n-fetarat, i-ze’s-semâünşekkat sûrelerini okusun.’

1-Güneş katlanıp dürüldüğü zaman 2- yıldızlar bulanıp söndüğü zaman 3-Dağlar yürütüldüğü zaman 4- kıymetli develer (değerli mallar) terk edildiği zaman  5- Vahşi hayvanlar bir araya toplanıldığı zaman 6- Denizler kaynatıldığı zaman ….

Cenabı hak buyuruyorki ;

Güneş katlanıp dürüldüğü zaman…. yani ışığı giderildiği zaman yahut yörüngesinden çıkarılıp atıldı zaman ALLAH AZZE VE CELLE güneşi dürüp yere atar.

Bu ayete ebu salih güneş tersine döndürüldüğü zaman manası vermiştir.Abdullah b.abbas radıyallahuanh ise güneşin dürülmesini arşa katılması olarak açıklamıştır.

Yıdızlar bulanıp söndüğü zaman ise Yani yerlerinden  kopup döküldüğü zaman  o gün büyün yıldızlar yere dökülür.

Abdullah bin abbas radıyallahuanh demiştirki ; Yıldızlar , gök ile yer arasından nurdan zincirlerle asılmış kandillerdir.Bu zincirler nurdan meleklerin ellerindedir.Gökler ve yerdekiler ölünce ,yıldızlar  meleklerin ellerinden düşüp parçalanırlar.Çünkü o zaman  yıldızları tutan meleklerde ölürler.

Rivayete göre kıyamet günü güneş ve yıldızlar  onlara ibadet edenlerin görmesi için cehenneme atılırlar.Şu ayette buyrulduğu gibi ;

Kafirlere denirki : Siz ve ALLAH CC tan başka taptıklarınız cehennem odunusunuz siz hep beraber oraya gireceksiniz.(Enbiya 21/98)

Dağlar yerinden yürütülüp çıkarıldığı zaman… Dağlar yerinden sökülerek yürütülür yer yüzünden havaya doğru savrulur  , toz duman olur , yerleri dümdüz bir şekilde boş kalır  artık yeryüzünde bir tümsek görülmez her yer dümdüz olur..

Kıymetli develer terk edildiği zaman…Onlar aylık hamile develer olup sahipleri yanında en kıymetli ve en değerli mallardır.Bu develere sahip olanlar kıyametin dehşeti anında  kendi canlarının derdine düştükleri için  develerini terk ederler.O dehşet anında sadece develer değil kıymetli mallar değerli eşyalar terkedilir.Bu durum günün şiddetin kinaye yoluyla anlatmaktadır.

Vahşi hayvanlar bir araya toplanıldığı zaman … Yani o gün vahşi hayvanlar her taraftan bir araya toplanır  bazıları vahşi hayvanların kıyamet günü kısas için toplanacağını söylemiştir.

Müslim ve Tirmizî’de Ebu Hureyre’den rivayet olunduğu üzere Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Muhakkak hakları sahiplerine vereceksiniz. Hatta boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan kısas yoluyla hakkı alınacak.”

katade demiştirki; Kıyamet günü sineklere varana kadar bütün hayvanlar kısas için toplanır.Aralarında hüküm verildikten sonra hayvanlar toprağa çevrilirler.Tavus kuşu ve benzerleri gibi, insanların sevdiği hayvanlar hariç hiçbiri kalmaz hepsi toprak olur.

Denizler ısıtılıp kaynatıldığı zaman…. Ayette geçen süccirat kelimesi doldurmak anlamına gelmektedir.Buna göre mana şudur denizlerin arasındaki engeller kaldırılıp birbirlerine doğru akıtılarak doldurulduğu ve hepsi tek deniz haline geldiği zaman…Nitekim infitar suresinde : Denizler yarılıp )aralarındaki engeller akıtılıp birbirlerine doğru ) akıtıldığı (ve hepsi bir deniz olduğu)zaman. infitar 82/3 buyrulmuştur.

Buna göre ayetin manası şudur. Denizler tutuşturulup  cehenneme atıldığı zaman bir haberde cehennemde ateşden bir deniz bulunduğu bildirilmiştir.

Birincisi, denizlerden volkan halinde ateşler çıkarak sularının çekilmesi ki, Buhârî’de Hasen’den, “Bir damla su kalmayacak.” diye rivayet edilmiştir.

İkincisi, Mücahid’den rivayet edildiği üzere “doldurmak” mânâsıdır ki bu da iki şekilde düşünülmüştür. Birisi, önceki mânâ gibi ateşle doldurulmuş olması; birisi de “Denizler yarılıp birbirine karıştığı vakit.” (İnfitâr, 82/3) âyetinden açıkça anlaşıldığı üzere, denizlerin yarılıp akıtılarak yerkürenin her tarafını bir deniz halinde istila etmesidir ki, zelzeleler ve volkanlarla yerkürenin çalkandığı ve dağların yürütüldüğü an ile birliktedir. Bu üç mânâ Buhârî’de de özetle nakledilmiştir.

Bir de İbnü Atiyye Tefsiri’nde yazıldığı gibi denilmiştir ki; tescirin, sâcurdan türetilmiş olma ihtimali vardır. Sâcur, köpeğin boynuna bağlanmak için geçirilen toka ve tasma demek olduğundan,tescir, toka takmak veya tasma geçirmek mânâsıyla zaptedip malik olmaktan mecaz olarak denizlerin o çalkanma halinde abluka edilmiş gibi zaptedilip bağlanmasını ifade eder.

ibni acibe bahrül medid  ve Elmalılı hamdi yazır (kaynak)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir