Doymak Bilmeyen Nefis

Dünyada Bazı İmtihanlardan Geçiyoruz Aslında Enbüyük İmtihan İnsanın Nefsidir Bunu Başaran İnsanlar İnanıyorumki Bu Dünyada Aldanmayanlar Aldatmayanlardır Kulla Kulluk Edilmez Nefis Aç Bir Canavara Benzer Doymak Bilmeyen Bir İştaha Sahiptir.İnsan Önce Kendi Nefsini Hesaba Çekmelidir Nefsim Sen Ne İsitiyorsun Doymak Bilmiyormusun

Nefis bir mekanizmadır, içinde hem zararlı hem de yararlı olacak şekilde kullanılmaya imkân veren cihazlar vardır. Örneğin, hırs göstermek nefisten gelir. İnsan, imandan aldığı dersle dünya malına fazla düşkünlük göstermezse, imtihanı kazanmış olur, aksi takdirde kaybeder. Hırsın yüzünü fanî şeylere çevirse zarar eder, bakî şeylere çevirse kâr eder.

Ruhun dört havassı/özel cihazı vardır: “irade, zihin, his, lâtife-i Rabbaniye”. Bunlar aynı zamanda vicdanın da dört unsurudur. Bunlardan her birinin -çok değişik görevleri olmakla beraber- asıl yaratılış gayelerine uygun birer görevi vardır.

İradenin asıl gayesi, Allah’a ibadet ve kulluk etmektir. Zihnin temel amacı, Allah’ı tanımak, ona iman etmektir/mârifetullahtır. Hissin en büyük hedefi, Allah’ı saymak, Allah’ı sevmektir/muhabbetullahtır. Lâtife-i Rabbaniyenin esas maksadı, Allah’ın tecellilerini görmek, cemalini müşahede etmektir. Takvâ denilen ibadet-i kâmile/en mükemmel kulluk, bu dördünü tazammun eder/barındırır. Şeriat/İslam, bunları hem geliştirir, hem arındırıp duru hale getirir, hem bu gayetü’l-gàyâta/asıl gayenin zirvesine sevk eder. (bk. Hutbe-i Şamiye, 136; Asar-ı Bediiye, 604)

Bizler Sorgulayan Değil Bizler Soran Değil Bizler Arayan İnsanlarız Dinimizin Güzelliklerini Arıyoruz Bizimle Birlikte İslami Sohbet Yaparak Sizde Aradığınızı Bizlerle Birlikde Bulabilirsiniz inş

Doymak Bilmeyen Nefis” üzerine 2 yorum

  1. Nesf i doyurmak için , diğer bir deyişle aç bırakmamak için neler yapılı insanoğlu ? Aç bırakmaz isen gözü dönmüş gibi hareket etmez nefs. Allah nefslerini terbiye eden , faydalı gereksinimler ile doyuran kullarından eylesin cümlemizi Amin.

  2. 1- İnsan, imandan aldığı dersle dünya malına fazla düşkünlük göstermezse, imtihanı kazanmış olur, aksi takdirde kaybeder. cümlesi tam bir fecaat. imandan ders nasıl alınır, yazıyı yazan keşke açıklasa. İman, kişinin kabulüdür. yani kişinin kendi eylemidir. Kalbinin eylemidir. Ondan ders almak ne demek?????
    2- Ruhun dört havassı/özel cihazı vardır: “irade, zihin, his, lâtife-i Rabbaniye”. Bunlar aynı zamanda vicdanın da dört unsurudur. Bunlardan her birinin -çok değişik görevleri olmakla beraber- asıl yaratılış gayelerine uygun birer görevi vardır. Demek bilgi ise bunun kaynağının verlimesi lazım. Aksi durum İsra Suresi 85. ci ayete aykırılık olur Ayet Şöyle: Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: “Ruhun ne olduğunu ancak rabbim bilir, size ise pek az bilgi verilmiştir.”
    3- İradenin asıl gayesi, Allah’a ibadet ve kulluk etmektir. ifadesi İrade nin tanımına aykırı. belli ki bu yazıyı yazan yada alıntı yapılan yer bu konularda biraz hissi davranmış, İnsanın yaratılış gayesi ile İrade birbirine karıştırılmış. yazının geri kalan kısımları için ayrı ayrı eleştiri yazmak gerekir.
    Özeti şu; bu bilgiler biraz temel dayanaklardan yoksun. Önce bilen birilerince gözden geçirilmesi gerekir diye düşünüyorum.
    4- Bizler Sorgulayan Değil Bizler Soran Değil Bizler Arayan İnsanlarız Dinimizin Güzelliklerini Arıyoruz. ifadesi başlı başına sorunlu bir cümle. Zira Kur’an’da Hz. İbrahim örneğini hiç mi okumamış bu yazıy ıyazar arkadaş. Sorgulamadan inanç beleş ve bedevacı birin inanç olur. Buda köksüz bir ağaç gibidir. Vesselam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir