GÖNÜL KAPISI

Kardan çiçekler açılmış bağı gülistanın alaca güneşinde  , yetim bir bakışlının hayreti düşmüş güzümüze , gönül elenmiş kum misali tane tane paramparça her parça bir derin iz  , yokluk mu desem yorgunluk mu ? hangisi bilemedim..

Şimdi bir yara anlatacağım size…  

İçinde yankılanan bir ses gibi çığlık çığlığa bilenir yara dedikleri   ,  tanıdık mı tanıdık tıpkı iç çeker gibi ağlayışda kıvranır gönül….

Hani sen bir şiirdin satırlarında zemheriyi gören yada kızgın çöl sahralarında çıplak ayaklarla yürüyen….

 ” Biliyomusunuz ? insan hiç değişmez.İsterki olduğu gibi  kabul edilsin.Fedakarlık , cefa olmasın.Sefasınıda istediğinde sürsün.İşde bu kadar bencil ve karanlık ama kabahatlı arıyorsanız bu sizsiniz.”

Çünkü gönüldeki kapıda kilit yoktur , ancak içerden açılır. Sen açmazsan kimse giremez içeriye.

Kime açtığına gelince kararsızsan , beyhude isen incinirsin ama emin ol incitemezsin.Çünkü takdir olunan er geç seni içinden vurur…

GÖNÜL KAPISI” üzerine 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir