Hz. Amine 3.Bölüm

Dönüş yolunda Amine Annemiz rahatsızlanır. Allah’ın Amine annemizede biçtiği rolde orada bitecektir.

Bir müddet yol alındıktan sonra Annemiz rahatsızlanır,

Amine Annemiz rahatsızlanınca Ümmü Eymen bu rahatsızlığı yolculuktan dolayı olduğunu sanır.

Yol aldıkça Annemiz daha da ağırlaşır. Ebva denilen yere gelince Amine Annemiz bitkin bir haldeydi.

Ebva denilen yer Medine’den iki yüz kilometre uzaklıktadır.

Son tabloyu ne ben yazayım nede siz okuyun. Çok zor anlar der İslam tarhi anlatan ulemalar, ustadlar, muhipler.

Bir tanesini aktaralım.

Son anlarını Ümmü Eymen Annemiz bir kaç farklı şekilde aktarır.

Annemiz Amine Sarılış yavrusu Hz. Muhammed’e Sarılmış sıkıca öyle sıkıca sarılmış ki, canı acımış aynen Cebrail’in sıkması gibi.

Yavrusunu bağrına basan Annemiz bir şiir okumuş.

“Sen ki başına yüz deve konan kurban edilen Abdullah’ın emanetisin…
“Sen ki semada adı övülmüş yerde Muhammed ismini taşıyansın…

Sen ki..Diye devam etmiş yavrusuna konuşması.

Altı yaşında Allah Resulü ne yapabilir ki, Anacağım demiş iyileşeceksin değil mi? demiş.

Amine Annemiz demiş ki; Bu hastalığın adı ÖLÜM.

Ölümün ne olduğunu bilir mi? altı yaşında çocuk? Bilir tabi çünkü babasız kalmıştır doğmadan.

Sende Babam gibi gidip dönmeyecek misin ? diyince Amine Annemiz hiç bir şey diyememiş.

Ümmü Eymen’e göre son sözleri bunlar olmuş.

Altı yaşındaki bir yavru annesini gözlerinin önünde kaybedince yavru nasıl ıstırap çeker varın siz hayal edin.

Ya Ümmi Ya Ümmi Ya Ümmi diye haykırışı var Ebva da Allah Resulünün. Altı yaşında , Ey Anneciğim Ey Anneciğim Ey Anneciğim diye seslenip durmuş.

Ümmü Eymen ağlıyor, bağrına basıp teselli etmeye çalışıyor. Ne söylediğini tam bilmiyoruz. Bunla geçer unutursun gibi şeyler diyor.

Allah Resulünün verdi cevap; Anne yüzü unutulmayacak yüzdür…

Bu nasıl bi cevaptır. “Ana yüzü unutulmayacak bir yüzdür.” Annesini kaybedenler, annesi olmayanlar düşünsün bakalım hiç annesinin yüzünü unutan varmı?

Ben iki sene önce anemi kaybettim hala gördüğüm an kadar hatırımda anneciğimin yüzü.

Annesinin simasını bile görmeyenler zihinlerinde bir resim vardır. Hiç kimsede Annesini unutmaz.

Efendimiz bu hakikati bildiği için. “Ana yüzü unutulmayacak bir yüzdür.” buyuruyor.

Allah Resulü o günün acılarını yüreğine gömüp üç kişi çıktıkları bu yolculuktan iki kişi olarak döneceklerdir.

Ümmü Eymen Annemiz ona Annelik yapmıştır. Bu yüzden Ümmü Eymen’e de Anne diyoruz.

Allah Resulü Annem den sonra Annemdir deyip ona Anne demiştir.

Anne hitabını birisi için daha kulanmıştır. Hz. Ali r.a Annesi için Fatıma bint-i esettir.

Ümmü Eymen Allah Resulü nün acılarını dindirmek için elinden geleni yapıyor ama o acı dinecek acı değildir.

Mekke ye vardıklarında Dede Abdulmuttalip torununu alacak bağrına basacak.

Doğmadan babasız kalan şimdide Annesiz kalmış güzel torunu.

Dede Abdulmuttalip vefat edince amcası Ebu Talip onu himaye edecektir. Karısı Fatıma Bint-i Esed’e analık yapacak gözünden sakınacaktır ama asla Annesini unutamayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir