EBEDİ ALEM …

Ä°lgili resim

Ebedi Alem , Ahiret Hayatı ;  Sayılı nefesler tükendikten sonra  varacağımız gerçek ve sonsuz mekanımız… Ahiret hayatı diyince aklımıza ilk gelen Cennet ve Cehennem oluyor Cennete gideceğimiz bilgisinden emin olamadığımızdan Cemalullahı seyretme, vasıl olma sevinci olmasına rağmen bir burukluk olarak boynumuzu büküyor … Oysaki hepimiz biliyoruz dünyanın bir misafirhane olduğunu  zamanı geldiğinde de  buradan göçüp sonsuz olan ahiret hayatının başlayacağını …

“Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz?” (En’am Suresi 32)

De ki: “Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır. Allah, kulları hakkıyla görendir.” (Al-i İmran Suresi, 14-15) 

Hz. Ali (r.a.) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Ey Allah’ın kulları! Siz bu dünyadan göçenlerden farklı değilsiniz. Onlar sizden daha uzun ömürlü, daha kuvvetli, daha mamur beldelere ve daha ölmez eserlere sahip idiler. Birkaç nesil sonra sesleri sakinleşti ve tamamen duyulmaz oldu. Cesetleri çürüdü, yurtları bomboş kaldı ve eserleri yok oldu. Onlar muhteşem saraylarını, konforlarını ve atlastan dokunmuş yataklarını yastıklarını üzeri taşlarla örtülü, toprak yığılı viranelere yapılmış mezarlara değiştiler. Yerleri dar sakinleri gariptir. Onlar orada yalnızların, kendi başının derdine düşenlerin ve birbirleriyle samimi olmayanların arasındadırlar.

“Sizin ölüler diyarına varmanız ve orada yaptıklarınıza karşılık rehin olarak kalmanız yakındır. Sizi de kabir kucaklayacak… Ahiret için çalışmadan ahireti uman, uzun emellerin peşinde koşup tevbeyi geciktiren, dünyayı sevmeyen kişilerin diliyle dünyadan bahseden fakat dünyayı sevenler gibi çalışan, kendisine verilince doymayan, verilmeyince sızlanan kimselerden olmayın.”

Hadisi Şeriflerde ise Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır,

“Elinizden geldikçe kendinizi dünya işlerine fazla kaptırmayın. İbadet için kendinize vakit ayırın. Zira kimin amacı sırf dünya olursa, Allah işlerini dağıtır. Fakirliği devamlı aklına getirir. Kiminde amacı ahiret ise, Allah işlerini toparlar, huzurunu artırır. Zenginliği kalbine yerleştirir. Hakkında hayırlı olan herşeyi hızla ona yaklaştırır.” (İbni Mace, Taberani, Beyhaki)

 

Geçici Dünya hayatı ahiret hayatı ile karşılaştırılamaz bile ancak şu varki Ahiret hayatınıda burada kazanacağız çünkü gönderiliş gayesi dünyaya geliş amacımız da budur. Başlangıçta uzun gibi görünmesinin sebebi aslında ahireti tam olarak idrak edemeyişimizdendir . Oysa İlim Amel ve hal ile Ahiret gerçeği dünyanın önüne geçtiğinde işte o zaman dünya hayatının kesin olmamakla beraber  hadi 70-80 yıl olsun ne kadar da kısa olduğunun farkına varırız. Ömür tamamlanıpta kabir hayatından sonra, kıyamet kopup,  mahşer gününe gelindiğinde Mahşer günü söyle konuşulacaktır ;

 

Dedi ki ;”Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?” Dediler ki: “Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor.” Dedi ki: “Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz. Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?” (Müminun Suresi, 112-115) 

Allah’a (c.c) isyan ederek ömrünü gaflet içinde sürdürmek ve dünya hırsına kapılarak ahireti göz ardı etmek Cehennemle sonuçlanacak bir suçtur.

Allah (c.c)  Kitabın bir bölümüne inanıp da bir bölümünü inkar edenler” hakkında şu hükmü verir: 

“İşte bunlar, ahireti verip dünya hayatını satın alanlardır; bundan dolayı azapları hafifletilmez ve kendilerine yardım edilmez.” (Bakara Suresi, 86) 

Başka ayetlerde ise şöyle buyrulmaktadır:

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olanlar ve bununla tatmin olanlar ve bizim ayetlerimizden habersiz olanlar; İşte bunların, kazandıkları dolayısıyla barınma yerleri ateştir. (Yunus Suresi, 7-8) 

Ümmet-i Muhammed  elbette ahireti çok iyi bilir fakat  hazırlık yönüyle hayırlı amel, zühd, takva, sabır gibi  hallere tutunamayız.  Ahireti biliyoruz sözümüz ilmen ve imanen hak; fakat uygulamada hayatımıza tatbik noktasında eksiktir … bunu kendi başımıza bir düzene koymak ve düzen içinde devam ettirmek oldukça zordur . Gaflette olana, Nefsi Emmare de olana Nefis ve Şeytan çok güçlüdür . O halde Ne yapmalıyız , Tasavvufi hayata geçiş en güzel bir yoldur elbette ,

Tasavvufî hayat   bizim düzene girmemiz ve hidayet üzere  sabit bir şekilde ilerlememiz için her halimizi düzene koyan , Yüce Rabbimizin (c.c) beyan buyurduğu Din-i Mübin’e uydurmanın yoludur. Burada yine tabiki kendi çabamız gayretimiz teslimiyetimiz olmadan olmaz … Rabbimizin izni ve yardımıyla bir Allah (c.c) dostu olan Mürşidi Kamil hocalığında Seyri Sülük yoluna girince nasıl ki bir meyyit yıkayıcısına teslim olmuştur o hal üzere Mürşidine teslim olman gerekir …

“Suluk, manevi makamları hal ile kat etmektir. Bu makamları ilmen kat etmek kişiyi alim, aklen kabul etmek mütefekkir, hal ile kat etmek ise veli eder. Sadece ilmen bilinen bir mesele ile hal ve sıfat ehli olunmaz. Mesela yalan terk edilmedikçe sıdk, gazab terk edilmedikçe yiğitlik, şehvet terk edilmedikçe iffet olmaz. Kötü sıfatlar terk edilince hal olur. Onun için süluk mutasavvıflara göre manevi makamları, nurani bir hal ile, cezbe ile, muhabbet ile, sabır ve şükür ile geçmekle olur.”

Dünya hayatında noksanlaşan  kazancımız için üzüntü duyar ,  kaybettiğimiz dünyalıklar için ağlarız. Ahiret için ise yani  sonsuz bir hayat için ne kefenimize sermaye koyamadığımıza üzülür ne de gafletle geçen günlerimize tövbe ederiz. Bu bizim dünya meylimizin, nefsimizi ıslah edemeyişimizin en büyük alametidir. Cenneti Cemalullahı umarız Müminler olarak evet Umut ve Korku arasında yaşarız,  nefsimizi hesaba çektiğimizde samimi isek davamızda Allah (c.c) sevgisi, Peygamber (s.a.v) sevgisi dünyalıkların üzerinde ise ve yaşantımızı Takva üzere devam gayretinde isek Rabbimizin rahmeti büyüktür inşaALLAH ebedi alemde Rabbimizin rızasına erişmiş olarak Cennet CEMALULLAH’ a vasıl olabileceğimizi düşünebiliriz …

Yaradana VUSLAT en hakiki gerçeğimiz ve en çok istediğimizdir. Bunun yanında Rabbimizin hakkımızdaki  belirlediği nasibimiz Dünyada da Ahirette de bizi bulacaktır .

Eş Şeyh Seyyid Gavsulazam Abdulkadir Geylani Hz buyurur ki ;

Şunu iyi bil ki; her şeyin ardından koşmak, ele bir şey geçirmez. Yalnız, kısmet olan gelir. Sabırla kısmetini beklemen, nasibini eksiltmez. Ne her şeye hırsla koş, ne de gelecek olan gelir diye, otur. Yat….

Geleni al. Giden için de üzülme. Eğer bir şey nasip değilse yıllarca didinsen eline geçmez. Hırsı bırak, sabırlı ol. Halini muhafaza et. Kalbine sahip ol. Kötülük koyma. Allah’tan afiyet iste. Sebebe yapışmayı da ihmal etme.

Rabbimiz Cümlemizede iki dünya saadeti nasip eylesin,  bizleri Cehennem azabından korusun, Nefsimize ve Şeytana uymaktan muhafaza eylesin , Cennet CEMALULLAHI’na kavuşanlardan olmayı nasip eylesin inşaALLAH  .  (Amin)

 

Elnur KUL

 

mürşidi kamil resim ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

EBEDİ ALEM …” üzerine 6 yorum

  1. Resulullah s.a.v bir hadisi şerifte şöyle beyan ediyor;

    “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Aciz kişi de, nefsini hevâsına tabi kılan ve Allah’tan dilek(ler)de bulunup duran (bunu yeterli gören) kişidir.”

    Rabbim Bizleri Ahiret yurdu için azık toplayan kimselerin zümresine nail eylesin inşallah…Amin

    Yüreğine Gönlüne Sağlık Yüreği Güzel İnsan..

  2. Esselamu Aleyküm …

    İftar saatinin güzelliği ayrı bir huzur kapısıdır , oruç ta taşların bir tanesidir .. Bütün taşlar yerli yerince oturmaya başlayınca inşaAllah kalp ve göz aynı görmeye başlıyor inşaAllah ..

    Huzur kapısını da aralayınca , gönül hanesindeki tabloya bakmak ayrı bir güzellik inşaAllah

    “Ben”den çıkıyor insan , Her vuku bulan durumun Mevladan geldiğini görmeye başlar ve likaullah sevdası kaplar yaşamı…

    Mevla ; yaptığımız ve yapacağımız ibadetleri makbul eyleye …

    Bugün akşam çaylar bizim gönül bahçemizden ikramımızdır .. Buyrunuz inşaAllah

    (_)?

    Şafi cc ismi ile şifalar olsun..

    😊😊😊

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir