Kırgınlıklarımız Sırtımıza Yüklenen Taştır.

Arkadaşımla bir olayı konuşurken nede olsa sen şu an sorun  yaşadığın  kişilerle gün gelir yine konuşursun dedi.

Bir an düşündüm ben böylemi yapıyorum.

Evet haklıydı.

Düşününce, neden ben  biri o hatayı bana hatırlatmadığı sürece unutuyorum. Ben unutkan biri miydim. Hayır unutkan biri de değildim.

Sadece Hata yapmaya müsait insanlar olduğumuzu unutmamıştım belkide.

Kim hatasızdı ki.

Yolda  karşılaşmaktan bile itina ettiğimiz çok kişi olur. Her halleri bizi incitir. Ne kadar alttan alsakta  sanki tek amaçları gayeleri bizi üzmek üzere kuruludur planları.

O an  tüm bağlarını koparası geliyor insanın. Ağzını açıp ne varsa  denmesi gereken ne varsa diyesi gelse de, bazen kendine yakıştırmaz bazen gördüğü örf ananeler devreye girer, bazense bizi durduran Allah rızasıdır olur.

İçimiz içimizi yesede susarız en nihayetinde.  Bilinç altımda mı acaba yerleşmiş bu hikaye.

Hani ilk okulda hepimize okutulan bir hikaye vardır. Sizde okudunuz mu bilmem. Okuduğum ve hep onu hayatımda tatbik etmişim galiba farkında olmadan.

Hikayede bir öğretmen öğrencilere  der ki. Çocuklar hayal edin sırtınızda bir çuval var.  Bu çuvala her tartışmada kavgada bir taş bırakın o çuvala. İçinizde kırgınlık, kin duygusu sırtınızda  bulunan çuvala konmuş bir taş gibidir.

Her dargınlık kırgınlık bir taş,

Bu taşlar zamanla birikir. Kocaman bir yük olur sırtınızda o taşlarla uyursunuz yemek yersiniz, gezersiniz.

Bu yükle ne kadar rahat edebilirsiniz nasıl yemek yiyebilirsiniz, nasıl gezebilirsiniz, nasıl uyuyup rahat edebilirsiniz.

En acısı da sırtınızdaki o acıyla nasıl mutlu olabilirsiniz. Sakın içinizde kin veya kırgınlık biriktirmeyin. Kimse ile dargın kalmayın.

Düşünsenize  ne kadar çok insan ile kavga ederseniz, kırarsanız yükünüz o kadar ağırlaşır. Bir süre sonra o yükü taşıyamazsınız.

Sevmediğiniz, hoşlanmadığınız insana  bile o bu iyiliği hak etmiyor diye bakmayın. İnsanların övgüsü geçicidir. Onları mutlu etme gayemizdeki amaç Allah rızasıdır.  Sizlerin iyi niyeti tebessümü asla unutmayın sizi aptal yada enayi yapmaz.

Bilakis siz o yüzlerde  derine bakın en derine görmek isteğiniz bakışı yakalayacaksınız. Razı etmeniz gereken  razı olmuşsa ne mutlu bize.

Samimi bir tebessüm, içten gelen dua ile karşılayın sizi kıranları. Varsın herkesin ettiğini bulacağı güne  kadar sabredelim.

Biz kimseye hamallık yapacak kadar güçlü değiliz. 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir