Uzlet ve Ülfet

Uzlet neydi? genel anlamı, insanlardan uzaklaşip yalnız yaşamaktı. Uzlete çekilmek Tasavvufta nefis terbiyesinde bir sürelığine vardır ama bu belli bir vakittir, böyle bir durum haricinde insanın kendisini süresiz uzlete çekmesi yaradilişa ters düşer, çünkü Rabbimiz insan kalbini sevgi, muhabbet, merhamet, ve ülfet ile doldurmuştur. Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır ki “Mümin ülfet eden ve kendisiyle ülfet edilendir ülfet etmeyen ve kendisi ile ülfet edilemeyende hayır yoktur” sevgiden yoksun kalpler kimseyle geçinemez, yalnız sıkıcı bir hayatın içinde kendilerini buluverirler Allah c.c korusun.
Bu konu, içinde bulunduğumuz pandemi döneminden dolayı evlere kapanmak zorunda kaldıktan sonraki yalnızlığımız, belki bir ay sonra ilk kez dışarı çıkınca nelere ne kadar çok şükretmemiz gerektığini bir kez daha anladiğımızdan duygularımıza katılmıştı ve oradan çıktı. Insan rahat rahat içine çektigi nefesin,bol bol oksijenin, ağaçlardaki çiceklerin hatta yaprakların, sokak hayvanlarının, gökyüzunün derin maviliği ve güneşin ısıtması, ışıtması hatta hiç tanımadığın insanların, sokaklardaki, caddelerdeki alışveriş yerleri, yeme icme alanlarindaki varlıklarının senin icin yani bir insan icin ne kadarda gerekli olduğunu anliyorsunuz, insanin tanimadiklarina dahi insan olduklarindan dolayi selam veresi geliyor ve buradan da yine Efendimizin (s.a.v )”selamı yayın sözü” nün içeriği bir kez daha, derin düsünürsek çok iyi anlaşılıyor. Yüreğinde sevgi taşıyan her mümin insanıda sever, hayvanıda bitkiyide vb. Yaradalılan herseyi Yaradan’dan ötürü sever, Velhasıl Dünya insanla güzel. Bakarak koşa koşa geçtiğimiz dünyayı görerek dura, dura yaşamalız , hayatımız bır rutin degil biten bir nimettir nede çok şukredilecek şey vardır ,
Bunun yaninda Kalbi mühürlenmış, insanlıktan çıkmışlar, şaşırıp yolda kalmış, zalim, acımasız, dünyanın düzenini bozan seytanlaşmiş olanlar bu anlattıgimız katagorilerde degiller, zaten anlamazlarda o türleride Allah ıslah eylesin insaAllah. İyilerle kötülerin sınav yeri Dünya, iyiki yaşadık iyiki yaratıldık şükürler olsun Yaradılışimiza, ömrümüze ve ileride bizi karşılayacak ebedi aleme açilacak kapı olan ölümumüze Rabbim hayırlı ömürler hayirlı ölümle vuslata erenlerden eylesin inşaAllah. Dünyayı gezerken kendimizi iç dünyamızı da keşfedersek bunu ihmal etmezsek eğer bütün güzelliklerin anlamı daha iyi anlaşılacaktır hersey bir sır perdesi altında o sırları keşfetmekte sadece Allah’in (c.c) rizasında, bahşedilen nimetlerin kıymetini onları kaybetmeden anlamak gerek…

Uzlet ve Ülfet” üzerine 4 yorum

  1. En buyuk nimet O’nun varlıgı bilsekte bilmesekte her zerre de O… Zuhurunun şiddetinden batın olan O…

    1. Hiç şüpesiz Cenab-ı Hak (c.c )Zuhurunun şiddetinden gizli olmustur. Tur dağina tecelli etmesi gibi, Hz Musa a.s nın görme isteğine karsilik dağa tecelli etmistir.

      1. “Yâ Musa! Sen beni bu dünyada, dünya gözüyle kat’iyyen göremezsin. Buna gücün yetmez. Fakat şu karşında duran dağa bak. Eğer o olduğu yerde durur, bir değişikliğe uğramazsa, o zaman beni görebilirsin.”

        Bunun üzerine Hz. Musa (as), başını çevirip söylenen dağa baktı. Cenâb-ı Hakk’ın azametinin tecellisiyle dağın tuz buz olup dağıldığını gördü. Bu azametli tecelli karşısında, Hz. Musa (as) düşüp bayıldı. Uzun süre kendinden geçmiş vaziyette kaldı.

  2. Gören goz degil gonuldur, atomu goremeyiz ama varlıgını biliriz, maddeye bakarız ve haktan yaratıldıgımız biliriz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir