ÜÇ BEŞ GÜNDÜ YAŞANDI VE BİTTİ…

Dünya Hayatı …

Andolsun onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olsan, tartışmasız; “Allah” diyecekler. De ki: “Hamd Allah’ındır.” Hayır, onların çoğu bilmezler.(Lokman Suresi, 25)

Kur’an-ı Kerimde yukarıdaki ayette belirtildiği üzere Gökleri ve yeri kim yarattı diye sorulduğunda insanlar “Allah”  (c.c) diye cevap verirler ancak bir kısmı Dünyaya geliş amaçlarının farkında olupta Rabbimizin bize yol gösterici olarak gönderdiği Kur’an-ı Kerim-i anlayıp hayatlarına tatbik etmeden ve Efendimizin (s.a.v) hayatı, sünneti seniyye ye uygun yaşam şekli ve Ahlakı ile ahlaklanmadan bihaberdirler .

İnsanları guruplara ayıracak olursak ;

1. Guruptaki Bir kesim zanneder ki bu dünyada kendi kıstasları doğrultusunda yaşayacak bu dünyadan olabildiğince faydalanacak yiyecek, içecek, gezecek iyi insan olacak belki kendine göre, ama bütün haramları işleyecek kendine verilmiş kıymetli yaşam sürecini hoyratça tüketecek öldükten sonra da günahlarının cezasını çekip cennete girecek. İman vardır ancak uygulama yoktur farkındalık yoktur . Bir tek inandım iman ettim demekle son nefeste acaba imanlı gidebilir mi bunda soru işareti var elbette, bu guruptaki insanlar dünyanın gerçek yüzünü anlayamazlar geçici olduğunu göz açıp kapayıncaya kadar biteceğini hiç düşünmezler …

Oysa gerçek böyle değildir. Allah’ı tanımayan ya da O’nu unutmuş olan tüm bu insanlar, çok büyük ve derin bir aldanış içindedirler. Kuran’daki ifadeyle, “Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır.” (Rum Suresi, 7)

2.Gurupta bulunan kesim Hayata geliş amacını Yaradılış gayesini anlayan gaflet perdesini kaldıran ona görede Rabbimizin emirleri doğrultusunda Efendimizin (s.a.v) yaşantısını Sünneti Seniyye yi  hayatına olabildiğince tatbik eden Takva üzere yaşamaya çalışan  ve Nefsini de terbiye cihetiyle Seyr-i Suluk yoluna giren burada da sebat eden İlmin, Maneviyatın ve İlahi Aşkın tadına varan kesimdir birde orta kesim vardır tabiki …

Birinci guruptaki insanlar için Bir örnekleme yapacak olursak Eğer ;

Örneğin Bir terzi vardır çok çalışır işi gücü dikiş dikmek sorulur , Neden ibadet yapmıyorsun?

Oda der , biraz daha zamanı vardır yapacağım,

Peki der zamanı var dersin de acaba o zaman sana mı aittir  eminmisin ne kadardır Azrail   (a.s ) her an hadi vakit tamam diyebilir…  İman ettim dersin ama imanın gereklerini yerine getirmezsin… peki senin en iyi yaptığın iş dikiş dikmektir son anda Azrail ( a.s ) başucunda hadi vakit tamam canını almaya geldim dedi, sana kumaş verilse onu aynı şekilde dikebilirmisin ?sonuçta hayatında en iyi yaptığın iştir… korkudan eli ayağına dolaşacak dikemeyecektir elbette . Son nefeste eyvah demek de onu kurtaramaz yeniden zaman istese biraz daha, Rabbimizin rızasını kazanmak layıkıyla kulluk için, vakitte verilmeyecektir sayılı süre bitmiştir…

O halde bize verilen bu geçici dünyalık hayatta dil ile iman ettik demenin hayatımıza tatbik edip yaşamadıktan sonra her dem Rabbimizi anarak O’nun (c.c)  huzurunda durarak yeri gelir ağlayarak yeri gelir nazlanarak sabretmenin, Tevekkül etmenin, Tefekkür etmenin, huzuru dergahın tadına varamazsak iman meşalasini aşkla gözyaşı ve sadakatle daim yakıyor olmazsak, ki kimse emin değildir son nefeste imanlı ölümden, nasıl deriz o halde biz her istediğimizi bu dünyada yapalım nasıl olsa iman ettik cezamızı ceker cennede gireriz…

İzdirap acı ceza ölüm anından itibaren başlayacaktır ölümün şiddetini bilirmisin ?

Rabbimizin Habibim buyurduğu En Sevgili Efendimizin son anlarını rivayetlerden aktaralım İnşaAllah …

Efendimiz (s.a.v) Resûlullah (asm), pazartesi öğleden sonra, iyice ağırlaşmıştı: Nefeslerini zor alıyor, bazan da tıkanıyordu. İyileştiği bir anda kölelere iyi davranılması, namazın ihmal edilmemesini tavsiye etti.

Rivayet edildigine göre Peygamber’imiz (s.a.v.) vefat etmek üzere iken mübarek alnını silerek

«Allah’im! Ölüm krizini benim için kolay kil» diye dua etmişti,

Hz. Fatima {R. Anha) bu arada «Ah babacıgim, acı çekiyor» diye ağlamaya baslayınca Peygamber (S.A.V)’imiz ona:

«bu günden sonra babana acı yok» diyerek teselli etmisti.

Yanındaki su çanağına arada sırada elini batırıyor ve yüzünü ıslatıyordu. “Lâilahe illallah” diyor, dua mahiyetinde ayetler okuyordu. Şu ayeti okumuştu. (Mealen):

“Kimler, Allah ve Resûlü’ne itaat ederse onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddîkler, şehidler ve sâlih kimseler ile beraberlerdir, bunlar ise ne güzel arkadaşlardır.” (Nisa, 4/69).

Okuduğu bir dua da şu idi:

“Lailahe illallah, Lailahe illallah, Lailahe illallah. Ölümün de şiddetleri, halleri, sadmeleri var. Ey Rabbim, ölümün sarsıntılı anlarında bana yardım et. Ey Rabbim beni bağışla, ey Rabbim beni bağışla!”

Resûlullah (asm)’ın mübarek yüzleri bazan sararıp, bazan kızarıyordu. Sonunda nefesi daraldı, hareketleri daha da ağırlaştı. Ellerini yukarı kaldırıp üç kere mübarek parmaklarıyla semaya doğru işaret ederek: “Refik-i A’la’ya, ulvî ve yüksek Refik’e, beni Refik-i A’la’ya ulaştır.” dedi. Rabbim şefaatlerinden mahrum eylemesin inşaAllah.

Birde Günahkarı nelerin beklediğini  bir düşün …

Ölüm acısı geçti diyelim,  bitmedi kabir azabı başlayacak .. sonra mahşerin zorluğu ve mizan, Sırat … Ve CEHENNEM …

Bu azapların vakitleri süreleri  bu yalan dünyanın yılları gibi olmayacak ahiret günleri ve yılları da tabiki çok uzun olacak günahkar içinde olabildiğince ızdıraplı …

Elbette Rabbimizin tevbe kapıları kıyamete kadar açık olacak Rabbimizin vaadidir.. Fakat tevbe nasip olacak mı ?

O halde neyi bekleriz Tevbe vakti gelmedi mi ? Öldükten sonra ne kadar kaldın dünyada diye sorulduğunda bikaç gün denilecek dünya hayatı için yani sonlu ,yani misafirhane olan dünya hayatına, Ebedi sonsuz bir hayat dahası en önemlisi Cemalullaha ulaşmanın keyfiyeti nasıl değişilir .. Buradaki az bir zevk için sonsuz hayat sonsuz mutluluk  nasıl feda edilir …

Evet Rabbimizin rahmeti çok geniş, çok büyük isterse Affedecek kul hakkı ve şirk harici günahları .. Ama ya Affa uğrayanlardan olmazsak .. ki Affedilsende o ana kadarki bütün acıları ızdırapları yaşıyacaksın günahkarsan … O halde Sayılı günlerimizin sayılı nefeslerimizin kıymetini bilelim Can boğaza geldiğinde hiç kimse sana fayda sağlayamayacak.. vefatından sonra da en çok 2 yıl sonra ölümüne alışılacak … ve ölümünden yüz yıl sonra ise seni hatırlayan bile olmayacak yaşadın bitti asıl vatanın ebedi alemde sonsuzluğun içindesin artık bu misafirhanede ne hazırlayıp yanında götürmüşsen sadece o amellerle birlikte …

Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın vaadi haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın… (Fatır Suresi, 5)

 

Cennet hanımı ve Cennet Gençleri olmak istiyorsak vazgeçtiklerimiz olacak elbet … ve idrakinde olana dünya hayatı içinde helal daireside çok geniştir .. iki dünyada da huzur ve mutluluk için hidayet üzere sabit durmayı , rızasına ererek Cennet hanımları ve Cennet gençleri olabilmeyi Cemalullaha kavuşabilmeyi Rabbimiz cümlemizede nasip eylesin İnşaALLAH   (Amin)

 

 

Elnur KUL

 

ÜÇ BEŞ GÜNDÜ YAŞANDI VE BİTTİ…” üzerine 3 yorum

  1. Dünya insanların yaşam alanı olarak Rabbimiz ce en güzel şekilde yaratıldı noksansız ve kusursuz her yaratılanın, ahenk ve düzeni insanı büyülemektedir … En güzel şekilde yaşamak ve faydalanmak herkesin hakkıdır mutluluk da öyle fakat ilahi çizgide olursa yüreğimizdeki huzur ve Rabbiminizin aşkı Efendimizin sevgisi ile sonsuzluğu daha bu alemde iken yaşamaya başlarsınız .Çünkü Rabbimiz aynı zamanda Dünya hayatını cennetten bir kesit olarak sunmuştur bizlere ruhumuz cennete uygun yaratıldığı için dünyanın içinde de nerde bir güzel bir güzellik varsa onunla huzur sukün bulacak ve surura erecektir..

  2. Allah c.c Kullarını Devamlı İmtihan Eder…Kimisini En Sevdiğiyle…Kimisini İlmiyle..Kimisini Evladıyla…Kimisini Canıyla…Anne Babasıyla…Sürekli İmtihan içinde İmtihan Eder…Sabır Gösterip Şükredenlere Katından Müjdeler Sunuyor…

    Bakara 155. ayetinde Şöyle Ferman Ediyor Allah Azimuşan ; Andolsun Sizi biraz korku açlık canlardan mallardan ürünlerden eksiltme gibi şeylerle imtihan ederiz…Sabredenleri müjdele…

    Allah c.c Bizlerin Kulluk vazifemizi yerine getirmemizi emretmekde…O’na layık kul olma yolunda gayret etmeliyiz…

    Unutmayalım ki Dünya Hayatı Gelip Geçicidir…

    Dört Şey Vardır ki Mutlaka insan oğlundan alınacaktır…

    – Ölüm Anı Geldiğinde Ruhu Bedeninden Alınacaktır…
    – O özene bezene baktığı vücudu toprağın altında yılanlar ve çıyanlar tarafından alınacaktır…
    – Hayatı boyunca çalışıp didindiği topladığı malı mülkü ne var ise mirasçıları tarafından alınacaktır…
    – Kimin Kimde Kul hakkı var ise mutlaka kendisinden alınacaktır…

    Hal Böyle iken Ey Ademoğlu Sana Kalan sadece ve sadece amelindir…Salih amel işlemek için Değer mi dünyaya bu kadar tamah etmek…Ne Zaman Bu Gaflet uykusundan uyanacaksın…Tevbe ve istiğfar etmeyi ne zaman yapacaksın…Biraz daha mı zaman geçsin emekli olduktan sonramı ? Maalesef belki o kadar vaktin bile yoktur…Ecel geldi mi ne bir an ileri ne bir an geri alabilirsin…Rabbim cc iman ile ölmeyi…Salih Ameller işlemeyi…Kulluğun hakkını verebilmeyi…Bizlere Nasip u müyesser eylesin inşaALLAH Amin…

    Elnur ; Gerçekten Güzel Noktalara Değinmişsin…Hepimizin üzerinde durup.. düşünüp.. Tefekkür etmemiz Gerek…Rabbim c.c razı olduğu kullarından eylesin inşaALLAH… Yüreğine Gönlüne Ellerine Kalemine Sağlık…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir