VUSLAT…

Vuslat deyince akla sevenin sevdiğine kavuşması gelir. Hakikat yolunda olmayanlar için bu fizikidir, Fakat Arif-i Billah  için kavuşmak bir mana esintisinde  yolculuk, doyumu olmayan bir lezzettir . Hakiki aşıklarda sevgiliye vuslat fiziki değil  Ruhidir. Kavuşulacak değil önce,  bilinecek bir Rab vardır . Tüm kainatı kuşatmış olan Yaradanı bilmekle başlar  herşey bu şekilde perdeler aralanır hakikate ulaşılabilir daha sonrası ise Yaratılan Yaradıcısına, seven sevilene kendini teslim etmiş  kendinden geçiş olmuş ve kavuşma gerçekleşmiştir.

Bu sebeple sevenin gönlündedir sevdiği,  sevilen sevenin bütün zerrelerini kuşatır arıyacağı ve bulacağı yer ise en değerli olan yüreğidir. Zaten gönlünde olan seninle değilmidir …

 

Hayal ile tesellidir gönül meyl-i visal etmez,

Gönülden taşra bir yar olduğun aşık hayal etmez. Fuzili

Gönül hayaliyle teselli bulur kavuşmayı arzu etmez. Aşık gönülden dışarıda bir sevgili olduğunu hayal etmez dolayısıyla, zaten gönülde olan sevgili için vuslat kaygısı çekilirmi hiç …

 

Velinin dediği gibi;

Ne ararsan kendinde ara  

Hararet nardadır sacda değildir

Keramet baştadır tacda değildir

Her ne ararsan kendinde ara

Kudüste Mekkede Hacda değildir.

 

Vuslat-i aşk, aşıkların vuslatı ab-ı hayat çeşmesidir bu nedenle, yanmaları için kadeh daim dolu sunulur…

Vuslatı arzulamak  zaten ölümsüzlüğü arzulamaktır ölümsüzlükten ötesi yoktur

Bu da hiç kolay değildir …Bu yol dikenlidir taşlı çakıllıdır çok can yakar . Pirimiz der ki; Bizim yolumuz dikenlidir ayağını seven gelmesin …

Hakikat bilinmeyen sırlarla doludur dervişi sarhoş eden de bu sırlardır ..

Hal ehli , Teslimiyetten sonra çölde susuzluktan dudakları kuruyan ciğerleri yanan  gibidir  neye ihtiyacı olduğunuda bilmeden  aşk sarhoşluğuyla gezerken Allah tarafından Ehlilin Bir Allah dostunun dudaklarından dökülen ab-ı hayat çeşmesinden bir damla sunulduğunda o sarhoşluktan bir ara uyanıverirler … ama Ab-ı hayattan içince bu sarhoşluk daha da artar… Hakk’ı idrak sırlarını bu ab-ı hayatta bulmuştur. Bu sırlar Talibi aşk ile sarhoş edendir.

Yeniden dirilmek için nasıl ölmek gerekiyorsa.. Gafletten uyanabilmek için de, Bu yolun Ehlinden gelecek ledüni hakikatlere muhtacız işte o zaman VUSLAT kaygısı geçecek sevgiliyi en yakınımızda yüreğimizde, gönlümüzde bulacağız.

Aşk önce maşukta başlar o sevince sevilenin gönlüne ateş düşüverir ve susamaya başlar aramaya koyulur taki ab-ı hayatı buluncaya kadar, bu yolda asıl olmayan hiçbir su onu kandırmaz, maşuk ise bulması için gerekenleri önüne serer vakti zamanı geldikçe bir bir alarak ilerler sevilen… Bu yolda ilerlemek kolay bir işde değildir dağları, tepeleri aşarsın, ırmakları geçersin ama bir çakıl taşı çıkar önüne seni tökezletiverir ve yerinde kalmaya hatta aldığın mesafeden kaybetmeye başlarsın bunun da bir hikmeti vardır elbet, hakikati idrak ettirmek, verilenin değerini bildirmek çünkü aşığı ileriki yollarda daha neler bekler bunu bilen sadece Maşuktur elindekinin kıymetini ihlasını kaybettirerek hatta kendinden biraz uzaklaştırarak sana gösterir ki azimle sebatle engellere takılmadan yolunda   devam edesin hatta belki de yolu öğretip, yol gösteren olasın diye… çünkü Maşuk samimi olan sevdiğinden asla vazgeçmez…

Evet zordur AŞK yolu emek ister sabır ister sükûnet ister, adanmışlıkta samimiyet ister  yanmak, kavrulmak ister  en baştada teslimiyet ister, kurbanlık koyunun  nasıl ki teslim oluşunu gözlerinde o melül  melül bakışlarında görüyorsak o şekilde bir teslimiyettir AŞK .  An gelir göğüs kafesine sığmaz yüreğin büyür de büyür belki ciğerlerin sökülür elbet bundaki sır da çok yücedir artık buda sırrın sahibinde kalmalıdır…

Son olarak ;

BEDELİ CANDAN GEÇMEK tir . Canını seven bu yola girmesin … fakat sonunda visal , visal ile ölümsüzlük vardır talip olan için, buda nasip meselesidir , Ezelde secilen olmuşsan eğer vakti gelince yavaş yavaş bu yola gireceksin zaten … 

 

Elnur Kul

 

 

 

 

VUSLAT…” üzerine 2 yorum

  1. Firak…Peygamberimizin s.a.v min Sevr’den Mekke’ye Bakışıydı…Ve Hudeybiye’de Fethinin müjdelenmesi Vuslattı…Musabın…Hubeybin…Enesin…Hamzanın…Şehadet şerbetini içmeleriydi Vuslat…Bu Yolda Canlarını mallarını Allah yolunda infak Ederek başladı Vuslat yolculuğu…Yol meşakkatliydi…dikenliydi..sabır gerektiriyordu….Nihayetinde o Şerbetin tadına varabildiler…Aşıkta… Beklemek Sabretmek umud etmektir Vuslat… Taki Gerçek Aşkı Bulana dek devam eder Bu Yolculuk…işte o zaman ölüm ona şeb-i aruz olur…Ve En sevdiğine Yaradana Kavuşmaktır aslolan Vuslat…Rabbim Bizim Vuslatımız Cemalullahtır…Senin rızana Talip olmaktır…SEN Bizlere Nasip Eyle…Amin…Yüreğine Kalemine Sağlık Yüreği Güzel insan…Gerçekten Çok Güzel Yorumlamışsın…Rabbim ilmiyle Amil olan kullarından Eylesin inşaALLAH…Amin

    1. Tesekkur ederim Turab . Rabbim katkinizdan dolayi razi olsun. Duaniza amin ecmain insallah. Sizinde yureginize saglik olsun. Bakmak baska , gormek baska, gorupte almak bambaska…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir