Mahzun Saç Telleri

Kendim ile münakaşam

Dışarısı çok sıcaktı öyleki adeta kaldırmdan sıcaklık hissediliyordu. Hem sıcak hemde yorgunluk yol gözümde uzadıkça uzadı. Taksilere bakıp durup durmayacaklarını düşünürkken bile baya yol yürümüştüm. Hem yürüyor hemde kendim ile sohbet ediyordum. Yüzüme savrulan saç telleri gözümün önünde uçuyordu, Oysaki nasılda sıkı sıkıya bağlamıştım baş örtümü, hem utandım hemde kendi kendime kızdım. Hocamızın anlattığı bir olay o an gözümün önünde cereyan etti.

Hocamız yüksek tahsilini İstanbul’da görmüş üniversiteden çıkıp eve giderken bir genç kız gözüne takılır. Geç kız bir otobüse biner ama oturacak yer yoktur. mecbur ayakta kalır ama pardesününden el bileği görünür bunu fark edince yüzük ve serçe parmağı ile pardösünün ucundan tutar ve öylece yolculuğa devam eder.

Hocamız devamlı olarak o genç kızın iffetinden söz eder buna dikkat etmemizi bize söylerdi.

Saç tellerimin böyle uçuşmasına dahada kızdım, tutup dipten kopardım uçuştuğu yere attım. sonra ikincisi ve üçüncüsü, ama içimden de bir pişmanlık duygusu geçti.

Ne kadar uzamıştı saçlarım gaflet yıllarında ne kadar çok haram nazarlara maruz kalmıştı. Allah’ın zikrinden uzak nice hücrelerim ölmüştü. Üzüldüm.

O kopardığım saç tellerim adeta sanki benimle konuşuyordu. Neden bizi kopardın ki? neden bizi Allah’ın zikrinden mahrum ettin ki. Öyle hüzünlendim, pişmanlık hissettim.

Derinden derine içten içe bir sohbetti hepimiz gibi bazen öz eleştiri, kıymetini bilmeli her an’ın..

Mahzun Saç Telleri” üzerine 3 yorum

  1. Bazen insan geçmişindeki o yaşadığı saf masum bir tatlı ânı arıyor ve hayıflanıyor otobüsteki o kız ve takvası aradığımız o an mı acaba. Ama pişmanlık yok çnkü o biziz ve tekrar bizde o anları yakalayabiliriz tekrar.

  2. Olayın kilit noktası da bu, “tekrar bizde o anları yakalayabiliriz tekrar.” Belkide biz vazgeçtik yani kendimizden ümidi kestik. Geçmişte ki hallerimize takılı kalabiliyoruz. Oysa ki bu günümüz yarınımızdan hayırlı ve güzel olsaydı manevi olarak geçmişe bu derece hayıflanmazdık.

  3. Daima imtihan icinde olduğumuz icin kimse bulundugu konumda kalamıyor , onu koruyabilmek dahi büyük bir mücadele gerektiriyor … öylé bir cihadin icindeyiz ki gerek sosyo ekonomik gerek manevi ve ruhani olarak da zor günlerden geçiyoruz, zikir halini dolayisiyla takvayı da iman selametinide destekleyen sohbet ortamlari idi uzun süredir ne sohbet verebiliyoruz ve gidebiliyoruz insanlar birbirinden kaçar oldu mahserin provasi gibi mahsun kaldık … şeytan ve nefis ise bos durmuyor aslinda biz kendimizden de zikirden de vazgecmedik gul bahçelerinden cennet kokularindan mahrum kaldik kısitlandik ve bir garip kaldik aslinda , cihadin buyüklugünün idrakinde olursak eğer cabamizi artirabiliriz Rabbimiz yakinligindan uzaklastirmasin dünyada varimiz yogumuz aslinda budur biz onu kaybedince kendimizide kaybediyoruz… samimi bir yazi tesekkür ederim elinize gönlünüze saglik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir